“Beni öldürmek için geldiler”

3 Şubat 2021 tarafından Mahmut Sancak

ABD’li Temsilciler Meclisi üyesi Alexandria Ocasio-Cortez (AOC) 6 Ocak’ta gerçekleşen Kongre saldırıları esnasında yaşadıklarını anlatı. Demokrat partili genç siyasetçi ölümden kıl payı kurtulduğu anları dile getirirken zaman zaman gözyaşlarına hakim olamadı. Ancak AOC’ye yönelik bu saldırılar yeni değil. Özellikle Cumhuriyetçi Parti taraftarlarının AOC’yi öldürecek kadar nefret etmeleri (Onun hem kadın, hem Puerto Rico kökenli ve hem de yeterince beyaz olmamasının yanı sıra) genç siyasetçinin seçim kampanyası esnasında kullandığı tek bir ifadeyle başladı…

Alexandria Ocasio-Cortez, ABD’nin en genç ve etkinliği en yüksek siyasetçilerinin başında geliyor. Kasım 2018 ara seçimlerinde henüz 29 yaşındayken New York 14’üncü Bölge’den Demokrat Parti adayı olan Cortez, 50 yıllık siyasi geçmişe sahip rakiplerini geride bırakarak Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisine girmeyi başardı. Bu başarısından yalnızca birkaç ay öncesine kadar bar ve kafelerde garsonluk yapan Cortez bir bakıma kişisel bir Cinderella hikâyesi yaşadı.

MİLYONLARIN SESİ OLDU

Ancak elde ettiği başarı kesinlikle bir rastlantı veya seçmenin sadece tepki oyu sonucu elde edilmiş bir zafer değildi. Puerto Rico kökenli bir ailenin çocuğu olarak büyüyen Cortez’in hayatı gerek cildinin rengi ve gerekse de kökeninden dolayı benzer şartlarda yaşayan pek çok Amerikalı gibi büyük zorluklarla geçti. Ancak hayatının ilk yıllarında yaşadığı bu zorluklar ona siyasi hayata geçişte büyük avantaj sağladı. New York’un en sorunlu bölgelerinden Bronx’u da içeren seçmen bölgesini iyi tanıyan, etnik ve sosyal unutulmuşluğunu, geri bırakılmışlığını bizzat yaşamış olan Cortez umudunu yitirmiş milyonlarca insanın Washington’daki sesi oldu.

KONUŞMALARI İZLEYİCİ REKORU KIRDI

Kürsülerde doğru olduğunu düşündüğü konuları sonuna kadar ve hararetli bir şekilde savundu. Halka karşı açık açık suç işleyenlerin ise karşısına hiç görülmemiş bir sertlikle dikildi. Cortez’in bilgi ve verilere dayalı sorgulamaları o kadar ilgi çekti ki bazı yayın kuruluşları onun hazır bulunduğu komisyon toplantılarını canlı yayınlamaya başladı. Özellikle gençler arasında siyaseti yeniden popüler hale getiren Alexandria Ocasio-Cortez’in adı da yine bu çevrelerce “AOC” olarak kısaltılarak adeta bir marka haline getirildi. Sıradan insanların günlük sorunlarını çok etkileyici bir dille kürsülere taşıyan genç siyasetçi diğer yandan da finans devlerinden teknoloji dünyasının trilyon dolarlık patronlarına kadar adı yolsuzlukla anılan pek çok kişinin korkulu rüyası haline geldi.

“ÇEVRECİLİĞİN ELİTİST BİR İŞ OLDUĞUNU BANA DEĞİL GİDİN DE ASTIMLI ÇOCUKLARA ANLATIN!”

2016 ABD başkanlık seçimlerinde seçmenlerin yanıltıldığına yönelik patlak veren Cambridge Analytica skandalında Facebook tartışmanın merkezindeki şirketti. ABD Kongresi Facebook’un CEO’su Mark Zuckerberg’i sorgulanmak üzere davet etti. Kongre’nin Senato ve Temsilciler Meclisi’nden oluşan her iki kanadında 5’er saatten toplam 10 saat sorgulanan Zuckerberg’e her ne hikmetse isabetli ve zorlayıcı tek bir soru bile çıkmadı. Ta ki soru sorma sırası AOC’ye gelene kadar.

5 DAKİKADA ZUCKERBERG’İN NE OLDUĞUNU VE NE OLMADIĞINI GÖSTERDİ

Genç siyasetçi isabetli sorularla Zuckerberg’i yalnızca 5 dakikada doğduğuna pişman etmekle kalmadı aynı zamanda sadece kendi ülkesinde değil dünya çapında da popülerliğinin artmasını sağladı. Benzer başarılı sorgulama taktikleriyle Wall Street’in önde gelen bankacıları ve sığınmacı aileleri çocuklarından ayıran Amerika Birleşik Devletleri Göçmenlik ve Gümrük Muhafazası (U.S. Immigration and Customs Enforcement – ICE) memurlarıyla giriştiği söz düelloları da başta ABD medyası olmak üzere pek çok ülkede yakından izlendi.

“DEMOKRATİK SOSYALİZM ABD İÇİN GEREKLİ” DEDİ VE YANDI…

Ancak tüm bu başarılar AOC’nin yıldızını parlatırken düşmanlarının da sayısını hızla artırıyordu. Öyle ki asıl düşmanları daha 2018 Kongre seçimlerini kazanmadan onun kellesini istemeye başlamıştı bile. AOC propaganda sürecinde katıldığı bir TV programında ülkesinde yaşanan sosyal adaletsizliğe ve gelir eşitsizliğine işaret ederek, ABD’nin tekrardan doğru yolu bulabilmesi için “Demokratik Sosyalist” politikalara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Bu ifadeyle birlikte adeta ip koptu ve radikal Amerika kurtuldu. En tutucu kesimden AOC’nin üyesi olduğu Demokrat Parti’ye kadar pek çok kesim genç siyasetçiye, ABD’ye komünizmi getireceği yönünde ithamlarda bulunmaya başladı. AOC tüm bu karalamalara rağmen seçimleri kazanmayı başardı. Ancak ABD toplumunun önemli bir kısmı, “Demokratik Sosyalist” ifadesini duydukları andan itibaren ondan ölümüne nefret etmeye başladı.

ABD’NİN SOSYALİZM = KUZEY KORE DENKLEMİ

Sosyalizm = Komünizm = Rusya = Küba = Venezüella = Kuzey Kore denklemiyle büyümüş, “eğitilmiş” olan pek çok Amerikalı, eğitimden sağlığa, çalışan haklarından hemen her insani kazanıma kadar tüm gelişmelere sosyal politikalar sonucunda ulaşılabileceğini hiç düşünmedi, düşünemedi. Oysaki ABD’li pek çok insanın takdirle izlediği İsveç, Norveç ve Danimarka gibi ülkelerde aslında tam da bu sistem uygulanıyor. Sonuç olarak AOC’yi üyesi olduğu Demokrat Partili pek çok üye dahi yerden yere vurmaya başladı. Hatta kendi partisi içerisinde bile uzaylı muamelesi gördü. Dönemin ABD Başkanı Donald Trump tarafından da defalarca hem etnik kimliği hem de cinsiyeti nedeniyle defalarca hakarete uğrayan AOC, azılı ve çoğunlukla da zilzurna cahil olan Cumhuriyetçi Parti taraftarlarının boy hedefi haline geldi.

O TEPENİN ZİRVESİ GİDEREK UZAKLAŞIYOR

Tüm bu cadı avı süresince planlı olarak şişirilen radikal Amerikalı sürü 6 Ocak’ta ABD’nin Kongre Binası’na yöneltildi. Yapılan açıklamalara bakılırsa başta AOC olmak üzere Demokrat Parti’nin yenilikçi kanadına mensup İlhan Omar ve Rashida Tlaib gibi diğer temsilcilere de saldırganlar arasından bir grubun planlı olarak suikast girişiminde bulunduğu anlaşılıyor. İşte yazının girişinde AOC’nin kaydettiği videoyu tüm bu hikâyenin ışığında izlemek ve anlamaya çalışmak daha doğru olur. Her ne kadar ABD, Batı’nın örnek demokrasisi olarak gösterilse de, eğer bu ülkede renginiz ve/veya etnik kökeniniz genel kabule uymuyorsa hayatınız zorda hatta tehlikede demektir. ABD’de yaşanan bu tür olaylar yeni başkan Joe Biden’ın yemin töreninde Afro Amerikalı şair Amanda Gorman’ın da okuduğu şiirinde işaret ettiği gibi ABD halkının tırmanmaya çalıştığı o ‘tepe’yi aşılmazı imkansız bir dağa dönüştürüyor. AOC’nin büyük bir hayal kırıklığı, korku ve gözyaşları içerisinde anlatmaya çalıştığı şey de aslında tam anlamıyla bu.

Takip etmek için e-posta adresinizi girin.

Kategoriler

Arşiv

Şubat 2021
P S Ç P C C P
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
%d blogcu bunu beğendi: