ROBOTLAR DÜNYA ÇAPINDA ÇALIŞSA, YAN GELİP YATMASI BİZE KALSA… FENA MI OLUR?

5 Aralık 2017 tarafından Mahmut Sancak

Dünya çapında yetkililer robotların iş dünyasını devralmasının yaratacağı işsizlik dalgasını finanse edebilmek için robot ve yapay zekâ temelli üretim sistemlerine vergi getirmeyi planlıyor. Dünya çapında milyonlarca insanın işsiz kalacağı geçiş dönemini ve sonrasını cazip hale getirmek için ‘koşulsuz temel gelir’ önerisi bile tartışılmak üzere masada bulunuyor. Ancak tüm göz kamaştırıcı vaatlere rağmen hızla yaklaşan kökten değişim iyimserliğe pek yer bırakmıyor

Danışmanlık şirketi McKinsey’in raporuna göre akıllı sistemlerin yönetimindeki otomasyon küresel istihdamı tahminlerin çok daha ötesinde sarsacak. Şirketin farklı senaryoları kapsayan hesaplamaları söz konusu otomasyonun 2030’da en az 75 milyon en çok 375 milyon insanı mevcut işini bırakarak yeni bir iş aramaya zorlayacağını gösterdi. Buna göre geleceğin iş dünyasında tutunmaya çalışacak olan insanlar başta robotlar olmak üzere yapay zekâ kontrolündeki ortamlara uyum göstermek zorunda kalacak. Bu uyumdan kasıt ise insanların bu sistemleri kullanması değil onların işleyişinin bir parçası olması şeklinde gelişecek.

GATES VE MUSK’TAN DESTEK

Bu geçiş dönemindeki en büyük sorun ise iş değiştirmek zorunda kalacak insanlara yeni iş alanları sunmak ve onları bu yeni faaliyetlere yönelik eğitmek olacak. Uzmanlar hızlı bir geçiş olması halinde pek çok ülkenin korkulan devasa işsizlik sorunlarıyla karşı karşıya kalabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Bu nedenle Amerika’dan Asya’ya kadar pek çok kıta ve ülkede çalışma hayatında yaklaşan bu büyük değişikliğe yönelik hazırlıklar başladı. Yetkililer bir yandan eğitim politikalarını gözden geçirirken bir yandan da robotların iş dünyasını devralmasıyla altüst olacak vergi mevzuatını güncellemenin yollarını arıyor. Bu konuda özellikle Avrupalılar robotların vergilendirilmesinden yana tavır koyuyor. Ancak bunun yanı sıra öyle veya böyle işsiz kalacak milyonlarca insan için de sosyal devletin yeniden tanımlanması gerekecek. AB’li siyasiler bunun için de ‘koşulsuz temel gelir’ önerisini ortaya attı. Microsoft’un kurucusu Bill Gates ve teknoloji dünyasının genç mucidi Elon Musk başta olmak üzere Silikon Vadisi de genel olarak konuya sıcak bakıyor.

ASIL KİTLE YAKLAŞAN FIRTINANIN FARKINDA DEĞİL

Gates iş gücü vergilendirilen insanın bir robotla değiştirilmesi halinde o robotun da faaliyetlerinin vergilendirilmesinin doğal bir beklenti olduğunu savunuyor. Bunun yanı sıra her robotun vergiye tabi tutulmasından, otomasyon kâr payına kadar pek çok farklı seçenek de tartışılıyor. Şu sıralar özellikle AB’li yetkililer McKinsey’in raporundaki milyonlarca işsizin neden olabileceği sosyal patlamayı düşünerek uyumakta zorlanıyor. Silikon Vadisi ise robotların herkesi işsiz bırakması halinde kendi ürün ve hizmetlerini kimin hangi parayla alacağını düşünüyor. En çok tepki göstermesi gereken sıradan ölümlüler ise kendilerini tamamen teknolojinin dayanılmaz hafifliğine bırakmış durumda. Malum zaman en büyük ganimettir. Korkarım şu sıralar o ganimeti hunharca ve tehlikeli bir şekilde boşa harcıyoruz.

Robot kaynaklı işsizliğe 3 adımda çözüm aranıyor

  • İnsan yerine istihdam edilecek her robottan vergi alınarak işsizlere kaynak yaratılacak.
  • Otomasyon kâr payı adı altında uçtan uca insansız çalışacak yapılardan da ek vergi istenecek.
  • Tüm önlemlere ek olarak dünyaya gelen her insana ‘koşulsuz temel gelir’ bağlanacak. Finansman yine robot ve yapay zekalı üretimden gelecek.

Robot ve yapay zekâ vergisi nedir?

  • Robot ve yapay zekâ temelli teknolojilerin iş hayatıma girmesiyle insanlar işlerini kaybediyor. Ancak insanların işlerini kaybetmesi aynı zamanda devletin de vergi ve sosyal devlet sistemini bozuyor.
  • Gelecekte de başta yaşlılara emeklilik maaşı ve ücretsiz sağlık hizmeti gibi sosyal devlet servislerinin verilebilmesi için işçi kaybından kaynaklanacak vergi erozyonunun dengelenmesi gerekecek.
  • Robot ve yapay zekâ vergisi burada devreye girerek söz konusu sistemlerin ürettiği ancak insanların doğrudan emeğinin bulunmadığı alanlardan da vergi alınmasını ön görüyor.
  • Vergilendirmenin yapılıp yapılmayacağı ve hangi sistemin nasıl vergilendirileceği konusu ise dünya çapında tartışılan en hararetli konuların başında geliyor.
  • Temel fikir her robot veya yapay zekânın şirketlerin yıllık cirolarına yaptıkları katkı oranında vergilendirilmelerini öngörüyor.
  • Ancak bunun için robot ve yapay zekâ tanımlarının da belirlenmesi gerekiyor. Makine sanayisinde kaynak kontrolü yapan bir robotla müşteri hizmetlerinde sesli yanıt veren bir başka robotun nasıl vergilendirileceğinin standarda bağlanması gerekiyor.
  • Bu aşamada hangi makinenin robot hangi makinenin ise standart makine oluğunun da yine netleşmesi ve küresel olarak tanınması gerekecek.

  Kim neden istiyor?  

  • Dünyanın önde gelen sendika ve işçi organizasyonları robot ve akıllı sistemlerin iş hayatındaki etkilerinin artmasının çok sayıda insanı işsiz bırakacağını savunuyor.
  • Bu durumun devleti büyük miktarda vergi kaybına uğratacağı bu vergi kaybının ise emeklilik maaşı ve sosyal hizmetler gibi devletin temek görevlerini yerine getirememesine neden olacağı belirtiliyor.
  • Toplum içerisinde adil bir paylaşımın sağlanabilmesi için tüm gelirin üreticiler tarafında birikmesinin sosyal patlamalara neden olmasından endişe ediliyor.
  • Ayrıca ekonominin çarklarının dönebilmesi ve sosyal hayatın işleyebilmesi için altyapıların üst seviyede tutulması gerektiği ifade ediliyor. Bunun için de devletin vergi gelirlerinde düşüş değil artışın olması gerektiği vurgulanıyor.
  • Kısacası eğer bir robot veya yapay zekâ sistemi katma değer sağlıyorsa mutlaka vergiye tabi olmalı.

 Kim neden karşı?

  •  Sanayi ve teknoloji dünyası robotlara vergi planının bu sektöre yönelik araştırma ve geliştirme yatırımlarını azaltacağını düşünüyor.
  • Şirket gelirlerinin büyük bir kısmının bugün de robotlar tarafından kazanıldığını ve bu gelirin vergilendiği belirtiliyor.
  • Mevcut vergilendirmeye ayrıca bir de robot vergisinin eklenmesinin adil olmayacağı savunuluyor.
  • Ayrıca hangi sistemin makine mi robot mu olduğu hangi ölçülere göre belli olacak?
  • Donanım robotlarının yanı sıra onlardan sayı ve tür olarak çok daha çeşitli olan yazılımsal robotlar da (Algoritmalar, botslar) vergiye dahil olacak mı?

Eğer robotlar işleri devralacaksa o halde ‘koşulsuz temel gelir’ dönemi başlamalı

  • Koşulsuz temel gelir kavramı özellikle Avrupa’da tartışılıyor ve dünyaya yeni gelmiş bir bebek dahil genç yaşlı herkese herhangi bir karşılığı olmaksızın, vergisiz olarak aktarılacak nakdi temsil ediyor.
  • İnsanlara devlet tarafından sağlanacak bu gelir kişilerin temel ihtiyaçlarını tam anlamıyla karşılayıp sosyal hayata gerçek anlamda dahil olmalarını sağlayacak.
  • Bu uygulama tüm sanayi toplumlarının sosyoekonomik temelini oluşturan emek karşılığı ödeme prensibini tamamen tersine çeviriyor.
  • Ancak konuyu savunanlar robot ve yapay zekâ temelli sistemlerin yükselişiyle insanların geleneksel iş kollarındaki günlerinin artık sayılı olduğunu savunarak emek alanında da kuralların yeniden yazılmaya başlandığını belirtiyor.
  • AB’li yetkiler koşulsuz temel gelirin gelişen teknolojiler nedeniyle işini kaybedecek insanları terk edilmişlikten kurtaracak sosyal devlet anlayışının zirve projesi olacağını belirtiyor.

 Finlandiyalılara devlet ayda 560 Euro hediye ediyor

Koşulsuz temel gelir projesini dünyada İsviçre’yle birlikte ilk deneyen ülkelerden biri de Finlandiya. Ülkede özellikle işsizlerden oluşan 2 bin kişilik bir deneme grubu oluşturuldu. Projeye göre farklı yaş gruplarından erkek ve kadınların oluşturduğu bu gruptan herkese devlet ayda 560 Euro hediye ediyor. Söz konusu nakit vergiden muaf ve kişilerin paralarını nasıl harcadıkları da sorgulanmıyor. Yetkililer bu yıl ocak ayında başlayan ve 2018 sonuna kadar sürecek uygulamayla halkın alacağı yardımı nasıl kullanacağı ve insanlar üzerindeki etkisini izleyecek. Böylece ülke çapında uygulanması halinde yılda 37 milyar Euro’ya mal olacak bu ‘hediyenin’ topluma farklı bir bakış açısı kazandırıp kazandırmayacağı konusunda fikir edinilmeye çalışılacak.

Koşulsuz temel gelir lüks değil bir şart çünkü…

  • Gerek teknoloji ve gerekse ülkelerin ulaştıkları refah seviyesinde herkesin emeği var.
  • Bu nedenle yeni teknolojilerin getireceği avantajlardan da herkesin eşit oranda faydalanması gerekir.
  • Ayrıca koşulsuz temel gelir bireyi doğrudan destekleyici bir adım olacağı için aile hayatından kültürel faaliyetlere kadar iş harici tüm alanlar da desteklenir.
  • Tüm bu pahalı organizasyonun finansmanı ise yapay zekâ temelli sistemlerin ekonomiyi hiç olmadığı kadar verimli hale getirmesiyle sağlanabilir.

Takip etmek için e-posta adresinizi girin.

Kategoriler

Arşiv

Aralık 2017
P S Ç P C C P
« Kas   Oca »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
%d blogcu bunu beğendi: