Kurzweil: 2045’e kadar dişinizi sıkabilirseniz sonrasında SONSUZ HAYAT VAR

28 Kasım 2017 tarafından Mahmut Sancak

ABD’li fütürist Ray Kurzweil’e göre insanlar 2030’da belleklerini internete yüklemeye başlayacak. 2045’te ise insan bedenleri akıllı makinelerle birleşerek hastalık dönemini bitirecek. 72 yaşındaki Kurzweil her gün 150 adet vitamin ve protein hapı yutarak kendini ‘hibrit’ insanların dünyasına hazırlıyor

Dünya üzerinde her yıl milyonlarca insan açlık, susuzluk ve silahlı çatışmalar nedeniyle yaşamını yitiriyor. Bir o kadarı da çeşitli hastalık ve salgınlardan. Diğer yandan gelir, eğitim ve fırsat eşitsizliği dünya genelinde toplumlar arasındaki gerilimi artırırken kültürler arası uçurum giderek derinleşiyor. Dünyanın hemen her yerinde hayalleriyle gerçekler arasına sıkışan milyarlarca insan mutsuzluklarıyla başa çıkmaya çalışıyor. Pek çokları gibi bu can sıkıcı tabloya bakan ABD’li fütürist ve teknoloji uzmanı Ray Kurzweil ise tamamen farklı bir mesajla karşımıza çıkıyor: Sıkın dişinizi en geç 2045’ten sonra tüm acı ve sıkıntılar sona erecek. Kısaca Singularity (Tekillik) olarak bilinen düşünce akımının en büyük savunucularından olan Kurzweil insanlığın evrim sürecinde en büyük adımı atmak üzere olduğunu ve bugün sorun olarak gördüğümüz tüm sıkıntıların yakın gelecekte tarihe karışacağını savunuyor.

Grafik: Barış Bektaş

2030’DA DEĞİŞİM BAŞLAYACAK

Singularity düşüncesi aslında çok yeni sayılmaz. İlk olarak bugüne yakın anlamıyla ABD’li fütürist Alvin Toffler tarafından 1965 yılında dile getirildiğinde de büyük tartışmalara neden oldu. Kısaca zekâ seviyesi insanın üzerinde olan makinelerin tasarlanmasıyla başlayacak bir döneme işaret eden Singularity (Tekillik) insanlık bakımında da bir dönüm noktası olacak. Bunun tam olarak ne anlama geleceğini ise halen hayatta olan 72 yaşındaki Ray Kurzweil kaleme aldığı çok sayıdaki kitabında dile getiriyor. Kurzweil 2030 yılına gelindiğinde insanların hafızalarını internete yüklemeye başlayacaklarını 2045’te ise insanın yapay zeka temelli makinelerle birleşerek sınırlarını aşacağını, hastalık, sakatlık ve tüm bedensel aksaklıların tarihe karışacağını savunuyor.

ÜNİVERSİTESİDE OKUTULUYOR

Kurzweil zaman içerisinde insanın biyolojik bedeninin yaşlanıp ölebileceğini ancak benliğinin internete yüklenerek ölümsüz olacağını savunuyor. Hatta bu düşüncesini daha da ileriye taşıyan Kurzweil mevcut genetik haritasından yola çıkarak yapay zeka teknolojilerinin de yardımıyla ölmüş olan babasını bile sanal olarak geri getirebileceğini düşünüyor. Anlatılanlar çılgınca mı geldi? Eminim pek çoğunuz ABD’li oyuncu Johnny Depp’in başrolünü üstlendiği Transcendence (Evrim) filmini hatırlar gibi oldunuz. Evet oldukça fantastik seviyede de olsa konunun yaklaşık olarak nasıl olabileceği bu filmde oldukça çarpıcı bir şekilde canlandırılıyor. Ancak bu düşünce ne kadar çılgınca olursa olsun ABD’nin ünlü Silikon Vadisi’nde tam da bu konuların işlendiği Tekillik Üniversitesi (Singularity University) bulunuyor. Burada insan-makine birleşmesinin nasıl olabileceği ve sonrasında hem hayatın hem de ‘insanlığın’ nasıl gelişeceğine yönelik araştırmalar yapılıyor.

‘KARANLIK DÖNEMİN BAŞLANGICI OLACAK’

Kurzweil’in 2045 yılını seçmesi ise bir rastlantı değil. Ona göre bu tarihe gelindiğinde insan eliyle geliştirilmiş bilgisayar ve yapay zeka ürünleri ilk defa insan zekasını geride bırakarak yeni bir benlik seviyesine ulaşacak. Kurzweil’e göre bu noktadan itibaren dünya üzerindeki kontrol yapay zekâlı teknolojilere geçeceği için insan eliyle yaratılan savaş, açlık, eşitsizlik ve çevre sorunlar gibi sıkıntılar da ortadan kalkmaya başlayacak. Tabi bu kısmen pembe olan gelecek resminde güzel olan görüntüler var. Ancak başta İngiliz fizikçi Stephen Hawking olmak üzere yaklaşık 250 bilim insanı tekillik düşüncesinin insanlığın sonu olacağını savunuyor. Bu cepheye göre gelişen teknolojiler sadece insanların işlerini ellerinden alıp robotlara devrederek dünya üzerinde amaçsız milyarlarca insan orduları yaratmakla kalmayacak. Asıl tehlike akıllanan robotlarla rekabet edebilmek için insanların da kendilerini ‘modifiye’ ederek ‘hibrit’leşmeleri ve insanlıklarından uzaklaşmaları olacak. Bunun insanlık tarihinin en karanlık dönemini başlatacağını savunan uzamanlar insanlığın son keşfini yapmak üzere olduğu söylüyor.

Yapay zekânın ev hayvanları oluruz

Tekillik (Singularity) teknolojisini savunanlar en geç 2030’dan itibaren yapay zeka temelli teknolojilerin ekonomiden güvenliğe, eğitimden eğlenceye kadar pek çok alanda dünya üzerinde kontrolü ele almaya başlayacağını söylüyor. Eleştirilere göre bu alana yatırım yapan şirketler aynı interneti ‘bir anda’ hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline getirmeleri gibi yapay zekânın da hayatımıza girmesini ‘şık’ bir şekilde tasarlayacak ve bizler bunun gerçekleştiğini bile anlamayacağız. Uzmanlar sorgusuz ve tartışmasız bu ilerleyişin bu şekilde devam etmesi halinde insanlığın kısa bir süre içerisinde yapay zekânın ev hayvanları haline gelebileceğini ileri sürüyor.

İnsanlar ‘modifiye’ edilmek zorunda kalacak

  • Tekillik (Singularity) düşüncesine göre yapay zeka ile donatılmış makinelerin dünya üzerinde kontrolü devralması insanın ‘dünyanın hakimi’ durumuna son verecek.
  • Yapay zekalı makinelerin evrimi her yıl 10 hatta 100 kat artarak devam edeceği için insanın kendi yetenekleriyle bu gelişimin çok ardında kalacak.
  • Ancak tekilliğin savunucuları buna da kısmi bir çözümün olduğunu belirtiyor. Buna göre insanların yavaş gelişen bedensel ve zihinsel evrimlerini biraz hızlandırmaları gerekecek.
  • Silikon Vadisi’nde geleceği tasarlayanlara göre 2030’dan itibaren insanların düşünme ve bellek gibi yeteneklerini bedenlerine yerleştirecekleri dijital teknolojilerle artırmaya başlayacak.
  • Böylece teknolojik alanda yaşanacak gelişmeler insanla makine arasında açılan mesafeyi kapatmaya yetmeyecek ancak insanın düşünme yeteneğini daha hızlı artıracak.
  • Konuya yönelik eleştirilere göre ise insan bedenine eklenen her cihazla birlikte insanın organik bir canlı olma özelliği ortadan kalkacak. İnsan, biyolojik insanla makine arasında yeni bir türe dönüşecek.

 ‘Biyolojik yapımız eski bir donanım gibi’

  • Singularity (Tekillik) düşüncesinin savunucuları insanları zihinsel olarak modifiye etseler bile geriye hala aşmaları gereken önemli bir engel kalıyor: İnsanın biyolojik bedeni.
  • Tekillik düşüncesinin en büyük savunucularından olan Ray Kurzweil insan bedenini eski bir bilgisayara benzeterek “Eski bir yazılım ve donanımla dolaşmaktan çok rahatsızım” diyor.
  • 72 yaşındaki fütürist ve bilim insanına göre biyolojik bedenimizin yaşlanmasını durdurmak yerine tamamen yeni ve yaşlanmayan bedene transfer olmak daha mantıklı.
  • Bunun için en önemli aşama ise insan benliğinin yeni bedene aktarılması olacak. Kurzweil’e göre sorun insan beyninin internete bağlanmasıyla çözülecek.
  • Böylece hayatı boyunca zihinsel olarak internete bağlı olan birinin tüm düşünce, deneyim ve hatıraları da sanal ortamda depolanacak.
  • Kurzweil’e göre bu şekilde insanların modifiye edilmiş bedenleri bir kazaya sonucu tamamen yok olsa bile internet ortamındaki benlik yepyeni bir bedene yüklenerek yeniden var olmaya devam edecek.
  • Ünlü fütüristin bu aşamada insanın yeni bedeniyle ‘hayatına’ devam edeceği yerine ‘varlığının’ süreceği ifadesini kullanması ise insanlığın en geç bu aşamadan itibaren ortadan kalkacağının en güçlü işareti.
  • Varlığı devam edecek olan bu ‘yapı’ tam olarak ne olacak ve kendi varlığı hakkında ne düşünecek bilinmez ama plan şu haliyle ölüme karşı çok da imrenilecek bir alternatif vaat etmiyor.

Takip etmek için e-posta adresinizi girin.

Kategoriler

Arşiv

Kasım 2017
P S Ç P C C P
« Eki   Ara »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  
%d blogcu bunu beğendi: