Lityum iyon pillerine yönelik talep ‘beyaz petrol’ savaşlarını patlattı

21 Kasım 2017 tarafından Mahmut Sancak

Elektrikli otomobil ve tüm mobil cihazlarda bulunan lityum iyon pillere olan talep bu pillerin içerisindeki madenlere yönelik spekülasyonu da patlattı. Özellikle ‘beyaz petrol’ olarak adlandırılan lityum ile pil içerisindeki en kritik madenlerden biri olan kobaltın fiyatı yıl içerisinde yüzde 150 arttı. En verimli madenlerin kontrolü için kapışma başladı. Diğer yandan elektrikli otomobil ve pil üretimine yönelik tedarik zincirine bakıldığında söz konusu teknolojilerin iddia edildiği gibi ‘tamamen çevreci ve sıfır emisyon’ vaatlerini yerine getirmekten çok uzakta olduğu görülüyor

İster Cenevre ister Detroit otomobil fuarı olsun üreticiler elektrikli otomobil seçeneklerini her yıl artırıyor. Halen çeşitli markalardan 100’ün üzerinde elektrikli modelin satışa sunulduğu sektörde seçeneklerin gelecek 10-15 içerisinde 500’ü aşması bekleniyor. Üretim sayılarının artması ise güçlü ve dayanıklı aküye olan talebi hızla artırıyor. Başta Tesla, Samsung, LG, Panasonic ve BYD olmak üzere pek çok kuruluş dev pil fabrikalarının inşasına başlayarak sektörün lider pil tedarikçisi olmak için kıyasıya bir rekabete girdi. Bu fabrikaların tamamlanmasıyla her yıl milyonlarca lityum iyon teknolojisine sahip pil piyasaya çıkacak ve montaj için bekleyen başta otomobil olmak üzere tüm mobil elektronik cihazlara takılacak. Üreticilerin kısa ve orta vadeli planı bu.

TONU 60 BİN DOLAR

Ancak bu planı tehlikeye sokacak önemli bir engel var. Bu pillerin içerisinde bulunan lityum, kobalt, nikel ve grafit gibi madenlerin küresel çaptaki tedarik durumu gelişen talebi karşılamakta zorlanacağa benziyor. Zira 20 yıl öncesine kadar bu madenlere olan talep düşük seviyedeydi. Bu nedenle de madencilik şirketleri daha çok bakır ve demir cevheri gibi alanlara yatırım yapmayı uygun gördü. Ancak önce cep telefonları ve dizüstü bilgisayarları ardından da elektrikli otomobillerin gündeme gelmesi bu madenlere olan talebi adeta patlattı. Elektrikli otomobilde iddialı olmak için dev yatırımlarda bulunan Çin halen bu maddelere yönelik oluşan talebin büyük bir bölümünü oluşturuyor. Hızla artan bu talep pillerin içerisindeki madenlerin ton fiyatını da yer yer 60 bin doların üzerine taşıdı. Ancak özellikle lityum ve kobalt madenlerine yönelik önemli darboğazların yaşanması bekleniyor. Nadir metallere yönelik yeni spekülasyon balonları daha şimdiden şişmeye başladı bile.

ARZ ÇOK YETERSİZ

Yapılan araştırmalara göre dünya genelinde 47 milyon ton lityum rezervi bulunuyor. Ama maden şirketleri halen yılda bunun ancak 36 bin tonunu işleyebiliyor. Dünya çapında elektrikli otomobil satışları henüz yüz binlerle sınırlı. Ancak 2030’da elektrikli oto satışlarının 40 milyona ulaşması bekleniyor. Bu seviyede bir üretim için yaklaşık 3 milyon ton yüzde 99.9 oranında saf lityum gerekiyor. Bu rakama 13 yıl içerisinde nasıl ulaşılacağı ise cevap bekleyen pek çok sorudan yalnızca biri. Bu rakamı 100-150 bin tona çıkarmak için bile maden sektörünün her yıl milyarlarca dolarlık yatırım yapması gerektiği belirtiyor.

Çin pilde ABD’yi dörde katlayacak

  • İnşası devam eden lityum iyon pil fabrikalarına ‘Giga fabrika’ (Gigafactory) denmesinin nedeni bu tesislerin yılda en az 1 Gigawatt saat (1 GWh) enerjiye denk gelecek kapasitede pil üretmelerinden kaynaklanıyor.
  • Hesaplamalara göre Tesla’nın ABD’nin Nevada Eyaleti’nde inşasına devem ettiği fabrika 2019’da yılda 35 GWh’lık pil üretecek.
  • Bu rakam 500 bin Tesla marka araç veya bir milyon adet daha küçük hacimli elektrikli araç için yeterli olacak.
  • Çin ise Tesla’nın inşasına devam ettiği fabrikadan ülke çapında çok sayıda inşa ederek 2021’de yıllık toplam 121 GWh’lik Lityum İyon pili kapasitesine ulaşmayı planlıyor.
  • Bu rakam en az 1.5 milyon  Tesla Model S veya 14 milyon küçük/orta ölçekli elektrikli otomobile yetecek seviyeye denk geliyor.
  • Tabi bu kapasitenin Çin için sadece giriş seviyesi olduğunu da hatırlatmak gerekir.
  • Zira ülke elektrikli otomobil konusunda küresel lider olmak için ne gerekiyorsa yapmaya hazır.
  • Çin elektrikli otomobillerin satış rakamlarının artmaya başladığı 2025’e gelindiğinde pil fabrikalarının yılda en az 150 GWh’lik pil üretmesini hedefliyor.

Neden lityum iyon?

  • Fosil yakıtları terk edip yenilenebilir enerjiye geçiş sürecinde aşılması gereken en önemli engellerden biri üretilen temiz enerjinin en az kayıpla depolanması.
  • Lityum iyon piller (LİP) boyutlarına göre oldukça büyük miktarda enerji depolaya biliyor.
  • Nikel kadmiyum ve nikel metal hidrit tipi pillere kıyasla daha hafif.
  • Ayrıca oldukça hızlı sayılabilecek sürede dolan piller uzun süre kullanılabilmeleriyle de pil sektöründeki en yeni teknoloji durumunda.
  • LİP’ler otomobil ve mobil elektronik eşyaların yanı sıra şehirlerin kullanımı için de enerji depolaması planlanıyor.
  • Otomobil sektörü pillerinde daha hesaplı olan lityum karbonatı tercih ediyor.
  • Ancak Tesla gibi performansı yüksek tutmak isteyen bir dizi oto üreticisi verimli enerji kullanımı için daha pahalı olan lityum hidroksiti tercih ediyor.
  • Lityum hidroksit enerji kaynaklarından gelen enerjiyi ev ve işyerlerinde kullanmak için depolandığı pil ve akülerde de devreye giriyor.

Tesla Model S’in 600 kiloluk pilinde…

  • 54 kilo grafit
  • 80 kilo lityum
  • 5 kilo kobalt
  • 63 kilo nikel bulunuyor

Bir elektrikli oto pili için 63 kg lityum gerekiyor

  • Ortalama bir elektrikli otomobil pili için en az 63 kilo lityum kullanılması gerekiyor.
  • Tesla Model S’in 90 KWh’lik pilinde ise kullanılan lityum miktar 80 kilo seviyesine ulaşıyor.
  • Hibrit otomobillerdeki pillerde lityum oranı 2 kilo seviyesine kadar iniyor.
  • Ayrıca akülü matkaplarda 60 gram, dizüstü bilgisayarlarda 40 gram, tabletlerde 30 gram ve cep telefonlarının pillerinde 1-3 gram lityum kullanılıyor.

MADENİN MALİYETİ 10 MİLYAR DOLAR

Kobalt’ta ise durum daha da kötü. Dünya genelinde toplam 145 milyon ton kobalt rezervi olduğu tahmin ediliyor. Ancak bunun 120 milyon tonu denizlerin altında bulunuyor. Çıkarılması kolay olan miktar ise sadece 25 milyon ton. Bunun büyük bölümü de siyasi olarak oldukça zorlu bir bölge olan Güney Doğu Kongo’da bulunuyor. Yeni madenlerin bulunması ise hem zor hem de çok pahalı. Yeni bir kobalt madenin hayata geçmesi yaklaşık dört yıl sürerken maliyeti de 10 milyar doların gibi baş döndürücü bir seviyeye çıkabiliyor. Halen dünya çapında 124 bin ton saf kobalt üretiliyor. 40 milyon elektrikli otomobil için ise en az 500 bin ton saf kobalt gerekiyor. Tabii ki lityum iyon piller sadece otomobillerde kullanılmayacak. Kamyonlar,  otobüsler, çeşitli iş makineleri, ev aletleri ve iletişim teknolojisine yönelik milyarlarca cihaz için de bu piller gerekiyor. Dar boğazın farkına varan elektrikli otomobil üreticileri şu sıralar bir yandan fuarlarda yeni elektrikli modellerle dikkatleri çekmeye çalışırken diğer yandan da Şili ve Bolivya’daki lityum ve kobalt madenlerinden pay kapabilmek için kıyasıya yarışıyor.

Şili ve Kongo Suudi Arabistan gibi zengin olabilir ama…

Benzinli otomobillerin çağının yavaş yavaş kapanıp elektrikli otomobillerin devrinin başlaması bazı Şili ve Kongo gibi ülkeler için çok büyük fırsat anlamına geliyor. Bu ülkelerin pil üretimi için gerekli olan madenlere sahip olmaları aynı benzinle çalışan otomobillerin petrol yardımıyla Suudi Arabistan’a sağladığı kazanç gibi onlara da büyük bir servet vaat ediyor. Ancak ülkelerin bu servetlerine sahip çıkmaları ise hiç kolay olmayacak. Zira özellikle Kongo eski bir Belçika ve Fransa sömürgesi olarak kendini bu ülkelerin etki alanından kurtarmayı başaramadı.

Elektrikli otomobilin faturası onlara mı kesilecek?

Kongo Cumhuriyeti lityum iyon pilleri için gerekli olan kobaltın dünya çapında en büyük üreticisi durumunda. Geçen sene küresel kobalt talebinin yüzde 63’ünü karşılayan ülke teknoloji şirketlerinin de gözdesi durumunda. Ancak bu ülke madenlerindeki çalışma şartlarının insanlık dışı seviyede bulunması ve yetmiyormuş gibi binlerce küçük çocuğun da buralarda çalıştırılması ise büyük tartışmalara neden oluyor. Benzer durum lityum yönünden zengin ülkelerden olan Şili, Arjantin ve Bolivya için de geçerli. Tuz havzalarının 200-400 metre derinliklerinde rastlanan lityum madeni önce yüzeye çıkarılıp ardından içindeki su miktarının azalması için kurutuluyor. Bu işlem sonucu yoğunluğu artan lityum yüzde 0.9’luk bir saflığa ulaşıyor. Ancak yüksek nitelikli lityum iyon pilleri için yüzde 99.9’luk bir saflık gerekiyor. Kongo ve Şili madenlerinden çıkan işlenmemiş cevherler sudan ucuza Çin’e aktarılırken bu ülkede saflık oranlarının artırılmasına paralel tonu 50-60 bin dolardan alıcı buluyor. Asıl kazancı ise son ürünü satanlar sağlıyor.

Kimyasal piller kullanıldığı sürece elektrikli otomobillerin çevreci olması zor

  • Kobalt’ın ton fiyatı 2017’de ikiye katlanarak  70 bin dolar seviyelerine yükseldi. Kobalt’a olan talebin 2020’ye kadar üç kat, 2030’a kadar da tam 11 kat artması bekleniyor.
  • ABD, AB ve Çinli şirketler Afrika’nın en verimli kobalt ve lityum madenleri için şimdiden kıyasıya rekabete girmiş durumda.
  • Kongo ve bölge ülkelerde çıkarılan ham kobaltın neredeyse tamamı Çinli şirketler tarafından satın alınıyor. Benzer durum lityum için de geçerli.
  • Halen 80 bin tonluk grafit pazarı 2020’de 250 bin tona çıkacak
  • Elektrikli oto satışlarındaki her yüzde 1’lik artış lityum üretiminde ek 70 bin tonluk artış gerektirecek.
  • Pillerin içerisindeki madenlerin kullanım karışımı ne kadar değişirse değişsin piller kimyasal kalmaya devam edecek.
  • Bu da pillerin içerisindeki nadir metallere yönelik talebin sürekli artacağını gösteriyor.
  • Söz konusu madenler az sayıda ülkede bulunduğu içim bu ülkeler üzerindeki siyasi baskıların artması ve yer altı zenginliklerinin büyük ölçüde talan edilme süreci devam edecek.
  • Ayrıca madenlerin en düşük maliyetle çıkarılması da yine bu ülkelerin madencilik alanındaki çalışma şartlarının felaket seviyelerde kalmasına neden olacak.
  • Bu arada elektrikli otomobiller için gerekli olan enerjinin hidroelektrik, kömür, doğalgaz ve nükleer gibi geleneksel enerji santrallerinden sağlanacak olması ise mevcut çevre sorunlarını azaltmak bir yana daha da artıracağa benziyor.
  • Enerji üretimi konusunda güneş devreye girmediği ve enerji depolama konusunda da yakıt pilleri kullanılmadığı sürece çevreci otomobil masallarını daha çok dinleriz.

Takip etmek için e-posta adresinizi girin.

Kategoriler

Arşiv

Kasım 2017
P S Ç P C C P
« Eki   Ara »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  
%d blogcu bunu beğendi: