Yapay zeka 15.7 trilyon dolarlık ekonomi yaratacak ama… (I)

29 Ağustos 2017 tarafından Mahmut Sancak

Yapay zekanın iyi ve kötü yönlerini ele alacağımız iki günlük yazı dizimizin ilk bölümünde bu teknolojinin günlük hayatımızdan sanayiye kadar ulaşan etkisini inceledik. Gelecek 15 yılda dünya ekonomisine 15.7 trilyon dolarlık ek kazanç sağlaması beklenen yapay zekâ hayatımızın her alanında kendini hissettirecek. En çok insan hakkında en fazla bilgiyi toplayan ve bu bilgileri ürün/servise çeviren şirketler küresel yaşam tarzına hükmeder hale gelecek. Özel hayatlarımızın mal ve hizmet adına ortadan kalkacağı bu dönemde bir takım küçük konforlar karşılığında geri dönüşü olmayan büyük değişimlere, farkında bile olmadan evet diyeceğiz.

Yapay zekâ (Artificial intelligence – AI) konusu teknoloji dünyasının en tartışmalı yeniliklerinin başında geliyor. Yapay zekânın ne olduğu ve insan hayatında ne tür değişikliklere neden olacağı sorusunun cevabı ise dinlediğiniz kişilerin bakış açısına göre değişebiliyor. Mucit Ray Kurzweil gibi teknolojiye kayıtsız şartsız inanan birine kulak verirseniz yapay zekâ insanın doğası gereği yetersiz olan düşünme yeteneğine ve yok olma sorununa yönelik muazzam bir çözüm olarak görülüyor. Kurzweil daha da ileriye giderek yapay zekâ yazılımlarının 2050’ye kadar insanın genetik kodunu tamamen çözerek kanserden AIDS’e tüm hastalıklara çözüm üreterek ölümün bile önüne geçebileceğini savunuyor. Ünlü mucit bunun için insanların hayatta olduğu sürece yaşantısıyla ilgili tüm detayları ‘bulut’a yüklemesini böylece yaşam süresince bulutta bir tür kişisel ‘benlik’ oluşturmasını istiyor. Kurzweil’e göre insan bu aşamadan sonra günün birinde bedenen ölecek dahi olsa bulut içerisinde yapay zekâ tarafından yönetilen ‘benliği’ varlığını sürdürecek.

Stephen Hawking gibi bir bilim adamına kulak verdiğinizde ise işler değişiyor. Hawking insanın, makine ve yazılımların aksine çok daha yavaş evrim geçirdiğine işaret ederek yetenekleri hızla artan yapay zekâ donanımlarının günün birinde düşük seviyede kalacak insan türünü ortadan kaldırabileceğini savunuyor. Sanayi çevrelerine bakacak olursanız yapay zekâ 2030 yılına kadar 15.7 trilyon dolarlık yepyeni bir ekonomi oluşturacak. Zor, tehlikeli ve kirli işleri akıllı robotlar üstlenirken daha yaratıcı meslekler insanlara kalacak. Artık sabahtan akşama kadar çalışma dönemi de bitecek.

KİM HAKLI, KİM HAKSIZ?

Acaba kim haklı? Peki tüm tahminler yanlış olabilir mi? Bu soruların da cevapları şüphesiz çok farklı olacaktır ve yaşanan tartışmalar farklı olduklarını da zaten gösteriyor. Yapay zekâyı konu alan ve iki gün sürecek bu yazı dizimizde bu ve buna benzer sorulara cevap aramak yerine konuyu çeşitli örneklerin yardımıyla hem iyi hem de olası kötü yönleriyle inceleyeceğiz. Yazı dizimizin ilk bölümüne yapay zekânın güzellikleriyle başlayalım.

ÇEVREMİZİ SARDILAR

Öncelikle yapay zekânın temellerinin 1950’li yılların ikinci yarısına kadar uzandığını belirtmek gerekir. Ancak konunun popüler hale gelmesi IBM’in süper bilgisayarı Deep Blue’nun dönemin satranç ustası Garry Kasparov’u yenmesiyle gerçekleşti. Günümüzde ise akıllı telefonların içerisindeki Siri ve Cortana gibi sesli asistan sistemlerinden buzdolaplarına kadar pek çok yerde kendine yer edindi. Pek çok alanda ise varlığından bile haberimiz yok. Ama sonuçlarını yaşıyor veya kullanıyoruz. Kabaca tanımlamak gerekirse yapay zekâ temelli yazılımlar büyük veri (Big Data) desteğiyle edindiği bilgileri işleyerek istenilen konuda ve belirli bir amaca hizmet edecek sonuçlar üretir. ‘Büyük veri’ olarak ise sosyal medya, cep telefonları, bilgisayarlarımız ve sayısız sensörler yardımıyla hakkımızda veya dünya ile ilgili toplanan devasa bilgi dağı tanımlanıyor.

HER GÜN YENİLENİYORLAR

Örneğin cep telefonlarındaki uygulamalarda veya masa/dizüstü bilgisayarlarımızın arama motorlarında bulunan yapay zekâ destekli yazılımlar onları kullandığımız sürece hakkımızda bilgi toplar ve başladığımız her yeni günde bir önceki güne kıyasla bizi daha farklı ve kişiselleştirilmiş bilgilerle karşılarlar. Bu bilgiler örneğin bizim kişisel ilgi alanımızı ve alışveriş alışkanlıklarımızı destekleyici olabileceği gibi bizi farklı yönlere çekmeye de hizmet edebilir. Yapay zekâ evlerde kendi başına toz alan elektrik süpürgelerinin yanı sıra, dijital çevirmenlerde ve Japonya’da yaşlılara hizmet için kullanılan robotlarda da bulunuyor. Sanayi alanında ise ‘Sanayi 4.0’ veya ‘Endüstriyel internet’ adı altında tamamen yeni bir dönem başladı bile.

Yapay zekâ ekonomisi en çok Çin’e yarayacak

Yapay zekâ ile aynı nefeste anılan teknolojilerin başında akıllı otomobiller, fintek adı verilen yeni nesil ve kişiselleştirilmiş bankacılık sistemleri ve blokchain teknolojileri olarak anılan dijital para ve benzeri finansal hizmetler geliyor. Bu ürün ve hizmetler geleceğin dünyasına şekil verecek yeniliklerin başında gelirken bu teknolojilere hükmeden ülkelere de küresel rekabette büyük avantaj sağlayacak. PricewaterhouseCoopers’ın (PwC) araştırmasına göre Çin yapay zekânın dünya ekonomisine 2030’ya gelindiğinde sağlayacağı 15.7 trilyon dolarlık ek büyüklükten en çok faydalanan ülke olacak. Bunun nedeni ise doğrudan nüfus ile ilgili. ABD ve AB’li şirketler yapay zekâ temelli gelirlerini nüfusun yavaş arttığı gelişmiş ülkeler üzerinden elde ederken Çin bu alandaki gelirini gelişmiş ve gelişmekte olan Asya’nın neredeyse tamamından elde edecek. Bu durum oluşacak 15.7 trilyon dolarlık yapay zekâ pastasının yüzde 44.6 ile 7 trilyon dolarlık bölümünün Çin’e gitmesi anlamına gelecek.

 

YAPAY ZEKÂ PASTASINDA ASLAN PAYI ASYA’NIN OLACAK
Ülke/Bölge adı Trilyon dolar Yüzde payı
Çin 7 44,6
Kuzey Amerika 3,7 23,3
Kuzey Avrupa 1,8 11,5
Gelişmiş Asya 0,9 5,4
Güney Avrupa 0,7 4,5
Güney Amerika 0,4 3,2
Dünyanın kalanı 1,2 7,5
Toplam: 15,7 100
Kaynak: PWC 2030 yılı tahmini

Tuttuğun takım yenilse bile haberler hep iyi 

  • Yapay zekânın son dönemde büyük bir hızla öne çıktığı bir diğer alan ise habercilik ve iletişim sektörü oldu.
  • Pek çok basın ve yayın kuruluşu haber metinlerinin yazılması konusunda ‘robot gazetecilerden’ yardım almaya başladı.
  • Hava durumu, spor ve finans gibi haberlerde programlar aynı haberle ilgili olmasına rağmen tamamen kişiye özel binlerce türev haber üretebiliyor.
  • Hatta ABD’de bazı basın kuruluşları hokey ve beysbol gibi takımların haberlerine abone olanlar taraftarlara ayrıcalıklı haber hizmeti veriyor.
  • Buna göre taraftar takımıyla ilgili objektif veya tamamen taraflı haber alabiliyor. Taraflı haber seçeneğinde takım rezalet oynasa bile yapay zeka yazılımı taraftara ılımlı haber geçiyor.
  • Haberler yazılırken yapay zeka temelli programlar konuyla ilgili tüm yazılı ve sözlü kanalları tarayarak güncel jargonları da ‘öğrenip’ yazıda kullanıyor.
  • Sağlık sektöründe ise ABD’de akıllı yazılımlar doktorlara teşhisleri konusunda yardımcı olmaya başladı.
  • Buna göre algoritmalar sağlık konusunda eski ve yeni yayımlanmış ve yayımlanmakta olan tüm literatürü okuyor.
  • Ayrıca ilaç ve alternatif tedaviye yönelik üretilen tüm sektörel bilgiler de yine yazılımlar tarafından kayda geçiyor ve teşhiste kullanılıyor.
  • Diğer yandan akıllı sokak lambalarında bulunan kamera, mikrofon ve çeşitli sensörler akıllı yazılımlarla destekleniyor.
  • Buna göre kameralar sadece duman görüntüsünü algılamakla kalmıyor aynı zamanda yangın halinde itfaiyeye haber veriyor.
  • Ayrıca aynı teknoloji silah sesi algıladığında ise şehrin hangi noktasından bu sesin geldiğini, kaç el ateş edildiğini hatta ateş eden silahın cinsini (Tabanca, pompalı tüfek, makineli tüfek) de belirliyor.
  • Akıllı lambalar ayrıca şehir içerisindeki boş park alanlarını da belirleyip uygulama üzerinden sürücülere gösteriyor.

Yarın: Yapay zekâ dünyanın anahtarını insanlardan alır mı?

Takip etmek için e-posta adresinizi girin.

Kategoriler

Arşiv

Ağustos 2017
P S Ç P C C P
« May   Eyl »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  
%d blogcu bunu beğendi: