Çin ile ticareti artırabilirsek dengeler değişir

17 Mayıs 2017 tarafından Mahmut Sancak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çin’de katıldığı İpek Yolu Projesi’nin tanıtım zirvesinin ardından ABD’ye geçerek bu ülkedeki temaslarına başladı. Türkiye bir yandan ABD ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeye çalışırken diğer yandan da İpek Yolu Projesi ile dış ticarette AB’ye olan bağımlılığına çözüm üretmeye çalışıyor

2017 yılı gerek siyasi gerekse ekonomik gelişmeler bakımından oldukça yoğun bir başlangıç yaptı ve bu yoğunluk yılın son günlerine kadar devam edeceğe benziyor. ABD’de yeni başkanın koltuğuna oturması, ardından Avrupa’da önce Fransa’nın yeni cumhurbaşkanını seçmesi ve sonbaharda da Almanya’da yaşanacak parlamento seçimleri küresel siyasetin nabzını sürekli yüksek tutacak. Diğer yandan siyasi alanda yaşanan her yeni gelişme küresel ekonomiye de doğrudan yansıyor. Asya ve Amerika kıtalarında peş peşe duyurulan serbest ticaret anlaşmaları ve çok sayıda karşılıklı ticari ortaklıklar küresel ekonomide de kartların yeniden karıştığını gösteriyor.

 

İhracatımızda Avrupalı ülkeler ağırlıkta (Bin dolar)
Ülke İhracat Pay (%) Yıllık değişim (%)
1 Almanya 14.000.056 9,82 4,35
2 İngiltere 11.686.496 8,20 10,71
3 Irak 7.637.585 5,36 -10,67
4 İtalya 7.581.181 5,32 10,07
5 ABD 6.623.445 4,65 3,56
6 Fransa 6.022.939 4,23 3,04
7 BAE 5.407.056 3,79 15,50
8 İspanya 4.989.026 3,50 5,20
9 İran 4.966.524 3,48 35,56
10 Hollanda 3.589.631 2,52 13,78
11 Suudi Arabistan 3.174.325 2,23 -8,59
12 İsrail 2.955.677 2,07 9,55
13 Mısır 2.733.426 1,92 -12,53
14 İsviçre 2.676.318 1,88 -52,84
15 Romanya 2.671.406 1,87 -5,12
16 Polonya 2.650.896 1,86 13,81
17 Belçika 2.548.301 1,79 -0,37
18 Bulgaristan 2.383.740 1,66 42,23
19 Çin 2.328.512 1,64 -3,57
20 Cezayir 1.736.507 1,22 -4,89
Diğerleri 44.181.411 31,00
Toplam 142.544.457 100,00
Kaynak: TÜİK

İPEK YOLU 900 MİLYAR $’LIK YATIRIM PASTASI YARATACAK

Hafta sonu Çin’in ev sahipliği yaptığı yeni İpek Yolu Porjesi etkinliğine Türkiye’den Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katıldı. Proje İpek Yolu güzergahını yeniden canlandırmayı hedeflerken küresel mal ve hizmet akışını da önemli oranda değiştirmeye aday görünüyor. Dört kıtadan yaklaşık 4 milyar insanın yaşadığı bir bölgeyi kapsayacak proje geniş çaplı yatırımları da beraberinde getirecek. Yapılan hesaplamalara göre dört kıtadan 100 ülkeyi etkilemesi beklenen proje kapsamında otoyol, liman, demiryolu, havaalanları ve enerji üretim merkezlerine toplam 900 milyar dolarlık yatırım yapılacağı belirtildi. Projenin hayata geçmesiyle birlikte Asya’nın üretim ve tüketim merkezi olarak öne çıkacak olması ise özellikle Avrupa Birliği cephesinde tedirginlikle izleniyor.

Yenilikçi düşünceler gerekiyor

Türkiye ise Avrupa ile yaşadığı fırtınalı ilişkilere çözüm olarak Asya’da açacağı yeni bir pencereyle hem ekonomik hem de siyasi alanda avantaj elde etmeyi planlıyor. Ancak mevcut dış ticaret rakamlarına bakıldığında Türkiye’nin geçen sene 142 milyar dolara ulaşan ihracat rakamının 68 milyar dolarının Avrupa’dan geldiği görülüyor. Diğer bir ifadeyle Avrupa Türkiye için mevcut tabloda yeri kolay doldurulabilecek gibi görünmüyor. ABD’ye yönelik ihracat ise bu ülkenin yüksek gümrük vergileri nedeniyle yalnızca 6.6 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Asıl büyük soru ise Çin. Dünyanın en dinamik ve en çok gelecek vaat eden ekonomisine yönelik ihracatımız sadece ve sadece 2.3 milyar dolar.

İthalatta Çin’in payı giderek artıyor (Bin dolar)
Ülke İthalat Pay (%) Yıllık değişim (%)
1 Çin 25.441.025 12,81 2,28
2 Almanya 21.474.547 10,81 0,57
3 Rusya Federasyonu 15.162.363 7,63 -25,68
4 ABD 10.867.790 5,47 -2,46
5 İtalya 10.218.106 5,14 -3,96
6 Fransa 7.364.697 3,71 -3,07
7 Güney Kore 6.384.156 3,21 -9,54
8 Hindistan 5.757.172 2,90 2,56
9 İspanya 5.679.305 2,86 1,62
10 İngiltere 5.320.631 2,68 -3,98
11 İran 4.699.777 2,37 -22,91
12 Japonya 3.943.603 1,99 25,59
13 BAE 3.701.152 1,86 84,26
14 Polonya 3.244.183 1,63 8,95
15 Belçika 3.200.764 1,61 1,71
16 Hollanda 3.000.297 1,51 2,95
17 Çek Cumhuriyeti 2.561.652 1,29 15,48
18 Ukrayna 2.547.636 1,28 -26,12
19 İsviçre 2.502.961 1,26 2,33
20 Romanya 2.195.721 1,11 -15,51
Diğerleri 53.349.853 26,86 -5,46
198.617.392 100,00

Çin ekonomik modelini değiştirdi

Dünya üzerinde sanayileşmiş pek çok ülke gelecek 50-100 yıllık döneme yönelik yaptıkları planlarda Çin ile ilişkilerini daima ön sıralarda tutuyor. Ülkenin hem sahip olduğu kaynaklar ve hem de 1.5 milyarlık nüfusuyla yakın gelecekte dünyanın en çok tüketecek pazarı olacağına kesin gözüyle bakılıyor. Bu nedenle Türkiye’nin başta 2023 hedefleri olmak üzere geleceğe yönelik olarak ekonomik planlarını hayata geçirebilmesi için mutlaka Çin ile çok daha etkili bir ilişkiye girmesi gerekiyor. Ancak bu hiç de kolay olmayacak. Zira Çin yakın senelere kadar varlığını sürdüren ‘dünyanın üretim merkezi’ olma planını terk ederek ekonomik olarak daha çok tüketen bir modele geçme kararı aldı. Bu geçiş sürecinde ülke geleceğin yüksek teknolojileri olarak gösterilen yapay zeka, gelişmiş robot teknolojileri, insansız ve elektrikli araçlar, Ay ve Mars’ta yerleşke kurmak gibi çok farklı ve iddialı alanlara yatırımlarını artırdı. Çin ayrıca yeni ekonomik model kapsamında halen yaptığı gibi büyük miktarda üretip sürümden kazanmak yerine kendi markalarıyla ortaya çıkıp hizmet sektörüyle katma değeri yüksek ürün ve hizmetler sunmayı hedefliyor.

Geleceğin dünyasının ürünlerini geliştiren kazanacak

Çin ile kalıcı olarak ticari bağlar kurmak isteyenler bu değişimi mutlaka dikkate almalı. Ancak bu denli yenilikçi bir pazara ürün ve hizmetlerle girmek de hiç kolay olmayacak. Zira bugün bile Çin her yıl sadece elektronik donanım, makine ve optik parçalar için yıllık 600 milyar dolarlık ithalat yapıyor. Türkiye’nin 2016 yılı ihracatının toplam 142 milyar dolar olduğunu düşünürsek bu rakamın ne denli büyük olduğunu görürüz. Çin’e bu malları satan ülkeler ise büyük ölçüde Güney Kore ve Japonya gibi teknoloji devleri. Türkiye’nin Çin’e yönelik halen 2.3 milyar dolarlık ihracatını artırabilmesi için öncelikle teknolojik ürün ve hizmetlerin geliştirilmesine yönelik tamamen farklı bir düşünce tarzının oluşması gerekecek. Atalarımızın dediği gibi ‘Hamama giren terler’ veya ‘Don ıslanmadan balık tutulmaz’. Diğer bir ifadeyle çok ama çok terlemeden üst seviyede rekabet etmemiz mümkün değil, bunun kolay bir yolu yok. Ayrıca mutlak başarı için ise mutlaka bir bedel ödemek durumda kalacağımızı da unutmayalım.

Türkiye’nin ihraç ettiği ürünler (Bin dolar)
1 Motorlu kara taşıtları    19 802 031
2 Makineler    12 340 127
3 Kıymetli metaller, inciler    12 176 573
4 Tekstil    8 850 288
5 Elektronik cihaz    7 831 058
6 Demir ve çelik    6 181 306
7 Örülmemiş giyim eşyası    5 925 987
8 Plastikler ve mamulleri    5 026 417
9 Demir veya çelikten eşya    4 965 824
10 Meyve    3 872 945
11 Mineral yakıtlar, yağlar    3 211 537
12 Mobilyalar    2 658 553
13 Alüminyumdan eşya    2 237 669
14 Kauçuk ve kauçuktan eşya    2 202 720
15 Tuz, kükürt, topraklar ve taşlar    2 174 950

 

Türkiye’nin ithal ettiği ürünler (Bin dolar)
1 Makineler   27 296 034
2 Mineral yakıtla   27 169 061
3 Elektronik cihazlar   20 135 406
4 Motorlu kara taşıtları   17 840 592
5 Demir ve çelik   12 575 460
6 Plastikler ve mamulleri   11 627 899
7 Kıymetli veya yarı kıymetli taşlar   7 204 353
8 Optik, fotoğraf, sinema alet ve cihazlar   4 632 437
9 Organik kimyasal ürünler   4 359 608
10 Hava taşıtları   4 310 417
11 Eczacılık ürünleri   4 217 114
12 Demir veya çelikten eşya   2 982 519
13 Alüminyumdan eşya   2 865 835
14 Bakır ve bakırdan eşya   2 724 024
15 Kağıt ve karton   2 684 713

Takip etmek için e-posta adresinizi girin.

Kategoriler

Arşiv

Mayıs 2017
P S Ç P C C P
« Nis   Ağu »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  
%d blogcu bunu beğendi: