ABD başkanlığı için 2 aday var kaybedecekler ise belli

7 Kasım 2016 tarafından Mahmut Sancak

ABD yeni başkanını yarın seçecek. Dünyanın geri kalan kısmı da en az ABD’liler kadar heyecanlı. Finans sektörü dünyanın geleceği için en iyi adayı belirlemeye çalışıyor. Şu sıralar tüm eleştiriler sert çıkışları nedeniyle Donald Trump üzerinde yoğunlaşsa da Hillary Clinton’ın olası başkanlığı da piyasaları endişelendiriyor. Seçimin sıradan ABD’lilerin hayatında hiçbir şeyi olumlu yönde değiştirmeyeceği gerçeği ise tüm hikaye içerisindeki en büyük hayalkırıklığı olacak

Beklenen gün sonunda geldi çattı. Tüm dünya gözlerini yarın ABD’de yapılacak seçimlere çevirdi. Cumhuriyetçi Aday Donald Trump ve Demokrat rakibi Hillary Clinton ülke tarihinde ender yaşanan sertlikte geçen kampanya dönemi sonrasında kozlarını sandıkta paylaşacak. 310 milyon ABD vatandaşı ülkelerinin geleceğinin gelecek dört yılda kimin elinde olacağını düşünürken dünyanın geri kalan kısmı ise seçim sonuçlarının olası etkilerini düşünmeye başladı. Bu konuda en çok endişe yaşayan alanların başında ise küresel finans piyasası geliyor. İlk bakışta sert çıkışlarıyla herkesin yüreğini ağzına getiren Trump’ın seçilmemesi herkes için uygun gibi görünse de Demokrat aday Clinton’un da uygulayacağı olası politikaların özellikle gelişmekte olan dünya için riskli olabileceği belirtiliyor.

DUVARLAR YÜKSELECEK

Yapılan yorumlara göre Trump’ın seçilmesi halinde küresel piyasalarda ilk haftalarda hızlı düşüşler bekleniyor. Buna gerekçe olarak ise Trump’ın politikalarındaki belirsizlikler gösteriliyor. Piyasalar Trump’ın iddia ettiği gibi tüm ticaret anlaşmalarını yeniden masaya yatırması, Meksika başta olmak üzere istihdam konusunda ülkesinin çevresine duvarlar çekmesi ve ülkesini bir tür izolasyona taşımasından korkuyor. Bu nedenle Trump’ın seçilmesi halinde piyasaların daha defansif davranıp bir süre güvenli limanlara sığınacağı tahmin ediliyor. Ayrıca bu belirsizliğin piyasalara olumsuz yansımasının, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) hazırlandığı faiz artışı sürecini yeniden aylarca ertelemesine neden olabileceği belirtiliyor.

‘KUKLA BAŞKAN’ OLABİLİR

Clinton’ın seçilmesi halinde ise bu tarz dalgalanmalar beklenmiyor. Diğer bir ifadeyle Clinton’ın seçilmesi Barack Obama’nın üçüncü dönemi olarak da görülebilecek. İşte tam bu noktada da sorunlar başlıyor. Zira Cumhuriyetçilerin yasa çıkarmak için çok önemli olan Kongre’nin iki ayağı Senato ve Temsilciler Meclisi’nden birini dahi kazanası halinde Demokrat Clinton’un tüm ekonomik ve siyasi vaatlerini gömmesi anlamına gelebilir. Obama, 2014’te yapılan son Kongre seçimlerinde bu organın iki kanadını da kaybetmesi onu bir tür ‘kukla Başkan’ haline getirmişti. Benzer tehlike Clinton için de geçerli ve ABD ekonomisini kilitleyecek bu durum piyasalarında bir diğer korkusu.

 KİM NE VAAT ETTİ?

Vergiler

Clinton

Milyarderler yüzde 30’un altındaki herhangi bir vergi diliminde yer almayacak. Yıllık geliri 5 milyon doların üzerinde olanların vergi oranı yüzde 39.6’dan yüzde 43.6’ya çıkacak. Mirasın vergisi devam edecek.

Trump

Gelir vergileri yüzde 33’e, kurumlar vergisi ise yüzde 15’e inecek. Mirasa vergi olmayacak. Vergilerini yurtdışına taşıyan ABD’li şirketlerin peşine düşülecek. Düşük gelirli vergi vermeyecek.

Dış ticaret

Clinton

Serbest Ticaret Anlaşmalarına genel olarak karşı çıkmıyor. Dışişleri bakanı olarak Trans Pasifik Ticaret Anlaşması’na (TPP) aracı oldu. Ancak bu yöndeki beklentileri düşürmek istiyor.

Trump

Trump serbest ticaretin her türüne karşı çıkıyor. Şu ana yapılmış NAFTA ve TPP gibi anlaşmaların ABD lehine tekrar gözden geçirileceğini söylüyor. AB ve Çin için vergi gümrük duvarlarını yükseltecek.

Finansal

Clinton

Wall Street’in haksız kazanç sağladığını belirterek reform yapılacağını söyledi. Kriz döneminde kabul edilen ve tüketici haklarını savunan Dodd-Frank Yasası’nın devamını istiyor.

Trump

Dodd-Frank Yasası’nı ortadan kaldıracak. ABD Merkez Bankası (Fed) ve Wall Street’in çok kazanan ve vergi vermeyen bankalarıyla da hesaplaşacağını sürekli dile getirdi.

Asgari ücret

Clinton

İstihdam konusunda işlerin daha da düzene gireceğini söyledi ama detaya girmemeye özen gösterdi. Buna paralel halen 7.5 dolar olan saatlik asgari ücretin yükseltilmesini önerdi.

Trump

Sürekli değindiği konu başta Meksika ve Asya ülkeleri olmak üzere yurtdışına kaçan istihdamı tekrar ülkeye getireceğini savundu. Aynı Clinton gibi Trump da asgari üçret konusuna fazla değinmedi.

Bu konuları pas geçtiler

  • ABD Başkan adayları Donald Trump ve Hillary Clinton toplam 10 milyar dolara mal olan kampanya dönemleri boyunca sayısız vaatle seçmenlerin başını döndürdü.
  • Ancak her ikisi de konuşmalarında zaman zaman değinse de toplumun geneline hızla yayılan sosyal ve ekonomik eşitsizliği nasıl çözeceklerini açıklamadı.
  • ABD’de orta direk olarak tanımlanan bir ailenin yıllık geliri 60 bin dolar olarak hesaplanıyor. Ancak bu miktarla ne ev almak ne de çocuk okutmak mümkün değil.
  • Diğer yandan ülke genelinde devam eden ırkçı olaylar sonucu hem sosyal hayat hem de ekonomi ağır yara alıyor. Adayların bu konuda da somut çözüm sunmamaları tepki çekti.

 

Wall Street kimi istiyor?

  • Wall Street yeni seçilecek başkanın mevcut piyasa şartlarını nasıl etkileyeceğini hesaplamaya çalışıyor. Her iki adayın da artıları ve eksileri bulunuyor.
  • ABD finans çevreleri, finans dünyasının geri kalanının tamamı gibi belirsizlikten hoşlanmıyor ve tüm belirsizlikleri ortadan kaldırmak istiyor.
  • Donald Trump’ın olası başkanlığı çok sayıda belirsizliği beraberinde getireceği için Wall Street bu seçime çok sıcak bakmıyor. Ama Trump’ın bankacıları için iyi tarafları da yok değil.
  • Trump’ın özellikle iş dünyasından geliyor olması ileriye doğru iyi işaret. Ancak  Trump’ın ABD Merkez Bankası’na da müdahale edeceği yönündeki açıklamaları korkutuyor.
  • Clinton için en büyük korku ise Kongre seçimlerini kaybetmesi halinde başkanlık sürecinin aynı Obama gibi icraatsız geçme riski taşıması. Bu da ülke ekonomisinin yavaşalaması anlamına gelecek.

ABD ekonomisinin

büyüklüğü

18 trilyon $

seviyesini

geride bıraktı

İşsizlik oranı

son rakamlarda

yüzde 4.9

ile son kriz öncesi

seviyelerine döndü

Ülkenin kamu

borcu ise

19.8 trilyon dolar

ile tüm zamanların

rekorunu kırdı

ABD’nin askeri

harcamaları en son

600 milyar dolar

seviyesini aştı

Takip etmek için e-posta adresinizi girin.

Kategoriler

Arşiv

Kasım 2016
P S Ç P C C P
« Eki   Ara »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  
%d blogcu bunu beğendi: