527 milyar $’lık sektör konteynerle devleşecek

28 Kasım 2005 tarafından Mahmut Sancak

Üretimin hızla arttığı dünya ekonomisi global taşımacılık sektörünü de yüzde 5 büyüttü. Kıyasıya rekabetin yaşandığı piyasada en yoğun trafik Asya’da yaşanıyor

Globalleşmenin hızla yayıldığı dünya ekonomisinde taşımacılığın önemi de her geçen gün biraz daha artıyor. Yapılan araştırmalara göre 2004 yılında dünya taşımacılık sektörü yüzde 5 büyüyerek 527 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştı. Bu büyüklüğün arkasındaki en büyük itici güç ise perakende sektörü oldu. Global perakende şirketleri global lojistik sektörünün yüzde 71’ini kullanıyor. Sektörün en yoğun olduğu bölge ise yüzde 35’lik bir payla Asya bölgesi oldu. Özellikle Çin, Güney Kore ve Japon limanları deniz taşımacılığının en önemli hedefleri haline geldi.

Deniz yolları ilk sırada

Ülke ve şirketler kendi coğrafi özelliklerine en uygun taşımacılık imkanlarını kullanarak dünya piyasalarında rekabet güçlerini yitirmemeye çalışıyor. Dünya üzerinde üretilen birçok ürün üretildiği yerden nihai varış noktasına kadar farklı nakliye araçlarına yüklenmek zorunda kalıyor. Bu da maliyetlerin yükselmesi başta olmak üzere hem satıcı hem de alıcılar için aşılması gereken bir yığın sorun anlamına geliyor. Gemiler az enerji kullanımıyla çok uzun mesafeler kat edebildikleri için büyük miktardaki mal taşımacılığında en çok tercih edilen nakliye aracı oldu. Böylece gemiler yardımıyla çok sayıda ürün dünyanın bir ucundan diğer ucuna uygun fiyatlarda taşınır hale geldi. Bunun sonucunda bir çok ürünün dünya pazarlarındaki fiyatları ucuzladı. En çok tercih edilen bir diğer taşıma aracı ise kamyonlar. Ancak kamyonlar kullanışlı ve özellikle kısa mesafelerde çok etkili olmalarına rağmen az yük taşıma kapasiteleri yüzünden işletme masrafını yükseltiyor.

Intermodal çözümü

Demiryolları ise aynı gemiler gibi düşük enerji masrafıyla çok mal taşıyabilmesine rağmen, demiryolu altyapısının yeterince yaygın olmayışından istenilen verimi sağlayamıyor. Bu arada ülke ve uluslararası şirketler mevcut nakliye tablosuna bakarak taşımacılık maliyetlerini daha da aşağılara çekerken aynı zamanda verimliliği artıran yeni modeller geliştirmeye devam ediyor. Bu modellerden en dikkat çekici olanı ise intermodal sistemi. Bu modele göre karayolu, demiryolu, denizyolu, boru hattı ve havayolu ulaşım imkanları bir arada kullanılarak hem para hem de zaman tasarrufu sağlamak amaçlanıyor. Sistem ilk olarak İkinci Dünya Savaşı sırasında denendi ve savaş sonuna kadar mükemmel işler hale geldi. Az insanla çok ve hızlı mal taşıma prensibine dayanan sistemde yük şekil değiştirmeden ve en az müdahale ile taşınıyor. Böylece daha yüksek güvenlik sağlanırken malın zarar görme ve kaybolma riski gibi konular da en aza iniyor. 60’lı yılların ikinci yarısından itibaren dünyada kullanılmaya başlanan konteynerlerle birlikte lojistik maliyetleri düşerken global taşımacılık sektörü de hızlı bir gelişme sürecine girdi.

Konteyner devrimi

Önceleri parça parça taşınan mallar artık standart konteynerlere yüklenerek kamyon, tren veya gemi ile taşınır hale geldi. Araştırmalar özellikle gemilerin dünya yük taşımacılığının (petrol dahil) yüzde 90’ını karşıladığını gösteriyor. Uçak konusunda ise durum biraz değişiyor. Zira uçakların kullandıkları konteynerlerin şekli standart konteynerlere benzemediği ve kilo başına taşıma maliyeti çok yüksek olduğu için havayolları, intermodal taşımacılık zincirine her zaman doğrudan dahil olamıyor. Ancak buna rağmen uçaklar dünya üzerinde ‘değerli mal’ olarak adlandırılan kargonun yüzde 40’ını taşımaya devam ediyor. Boru hattı ise taşımacılık sisteminin tesis maliyeti bakımından en pahalı olan şekli ama işlemeye başladığı zaman da en verimli olanı.

 

Globalleşmenin sembolü:

Liman ve konteynerler

Uluslararası nakliyeciliğin yükselen yıldızı deniz yolları olunca liman ve konteyner trafiğinde patlama yaşandı. Bu işten en karlı çıkanlar ise Asyalılar oldu

Global taşımacılığın büyük ölçüde denizyoluyla gerçekleşmesi denizcilik ile ilgili her konunun önem kazanmasına neden oldu. Gemi mühendisliğinden personele, liman tasarımından akıllı yazılımlara kadar birçok ürün ve proje gemi taşımacılığını daha da verimli hale getirmek için yeniden gözden geçirildi. Ülkeler özellikle ulaşım altyapılarını daha hızlı ve verimli hale getirebilmek için milyar dolarlık yatırımlar yaptı. Liman ve demiryolu ağı bu yatırımlardan en büyük payı alan bölümler oldu. Bunun sonucunda hızlanan global lojistik hattı dünya limanlarında yaşanan trafiğin her geçen gün biraz daha artmasına neden oldu. Globalleşme ve limanların yükselişi ise konteyner trafiğini adeta patlattı. 1980 yılında dünya limanlarında toplam 39 milyon konteyner yüklenip boşaltılıyordu. 2004 yılında bu rakam 356 milyon adete yükseldi. 10 sene sonra bu rakamın 700 milyon adete çıkması bekleniyor.

Kaybedecek vakit yok!

Ancak bu başarı hikayesini yazmak hiç de kolay değil. Zira global taşımacılık sektörünün başarıya ulaşabilmesi için hem liman hem de limana bağlı diğer taşımacılık araçlarının saat hassasiyeti ile çalışan bir sistem dahilinde çalışması gerekiyor. Dünya ticareti seksenli yıllardan günümüze tam üç kat arttı. Konteyner yükleme ve boşaltma işlemi ise tam 5 kat arttı. Özellikle 6 ve 12 metrelik standart konteyner kutuları dünya yük taşımacılığının belkemiği haline geldi. Limanlarda işlemlerin çok hızlı yürümesi gerekiyor. Dünyada 8 bin tane konteyner gemisi bulunuyor. Dünya kuru yük taşımacılığının neredeyse yüzde 90’ının gerçekleştiren bu gemilerin toplamda yaklaşık 10 milyon adetlik konteyner taşıma kapasiteleri bulunuyor. Yıl boyunca dünya limanlarında yaklaşık 200 milyon konteynerin yükleme boşaltma işlemi yapılıyor. Bu gemiler on binlerce kilometre yol kat ediyor ancak dakikalarla ölçülecek bir zamanlamayla hedef limanlarına ulaşıyor. İşte tam bu noktada asıl sorun başlıyor. Ortalama 3-4 bin konteynerin yüklü olduğu bu gemiler büyük bir hızla boşaltılıp yeniden yüklenmesi gerekiyor. Kaybedilecek vakit yok. Zira çok sayıda gemi aynı limana girmek için hızla yaklaşıyor. Gemilerin plan dışı olarak limanlarda fazladan bir gün geçirmesi şirketlere ortalama 45 bin dolara mal oluyor. Konteyner taşımacılığı dünya deniz nakliyeciliğini görülmemiş oranda hızlandırdı. Önceleri günler hatta haftalar süren gemi boşaltma süreleri saatlere indi. Bu da dünya ticareti için önemli tasarruf anlamına geliyor. McLean döneminde bir liman işçisi günde toplam 5 ton yük taşırken bugünün teknoloji destekli liman işçisi aynı zaman sürecinde 300 ton yükü taşıyabiliyor.

Sürekli yatırım yapılıyor

Bunu önlemek için limanlar artan gemi trafiğine paralel altyapı ve eğitimli eleman ihtiyacını karşılaması gerekiyor. Eğer bir liman bunu başaramazsa müşteri rakip limana gidiyor. Avrupa’da özellikle Alman Hollanda ve Belçikalı limanlar arasında büyük rekabet yaşanıyor. Bu limanlar dünyanın en büyükleri arasında olmasına rağmen kendilerini geliştirmeye devam ediyor. Avrupa’nın en büyük limanı olan Rotterdam’da gemilerin limana bile girmelerine gerek olmadan daha açık denizde boşaltılmaları için yeni bir inşaat projesine başlandı. Avrupa’nın en büyük ikinci ve üçüncü limanları olan Alman Hamburg ve Belçika’nın Antwerp limanları da daha büyük ölçekli gemileri kendilerine çekebilmek için liman girişlerini 14 metre derinliğe getirmek için zemin kazılarına devam ediyor. Bunların hepsi büyük paralar karşılığı yapılıyor. Dünyanın en büyük limanlarının bulunduğu Asya’da kurallar biraz daha farklı. Orada liman işletmecileri yapılan masrafları limanı sürekli kullanan yerel şirketlere pay ediyor. Böylece çok daha büyük inşaat projelerine girerek mevcut limanların kapasitelerini sürekli artırmak mümkün oluyor. Zira bir ülkenin limanlarının yetersiz kalması o ülkenin ekonomik olarak gelişmesini yavaşlattığı gibi global anlamda rekabet etmesini de imkansız hale getiriyor.

Keten çuvaldan Çelik kasaya… Konteynerin hikayesi

Hiç kimse 1937 yılında New York Limanı’nda kamyonlara keten çuval yükleyen 23 yaşındaki Malcolm McLean adındaki genç bir liman işçisinin aklına gelen küçük bir fikirle tüm dünya ekonomisini değiştireceğini düşünemezdi. Kamyonlara tek tek çuval yüklemenin çok zaman aldığını gören McLean bu işin neden bir seferde yapılmadığını düşündü. McLean bunun için kamyonların kasalarına uygun kutular tasarladı. Ancak genç tasarımcın kamyon, gemi ve trenlerde kullanılmak üzere tasarladığı kutular kimsenin ilgisini çekmedi. Bunun üzerine McLean kendisi gemicilik işine girdi ve Sea-Land Inc. adlı bir şirket kurdu. Eski bir savaş gemisini alarak dünyanın ilk konteyner gemisine dönüştürdü. 26 Nisan 1965 yılında “Ideal X” adlı gemi deposunda bulunan 58 adet standart çelik kasayla ABD’nin Newark limanından, Teksas’a gitmek üzere hareket etti. Böylece deniz taşımacılığı alanında yeni bir sayfa açıldı. Gemi Teksas’a ulaştığında ise McLean’ı yine alaylı bakışlar karşıladı. Zira yol boyunca çelik kasalar o kadar sarsılmış ve birbirlerine çarpmıştı ki tamamının kapakları kaynakla kesilerek açılmak zorunda kalındı. Ancak bu McLean’ın başarısını yavaşlatmaya yetmedi. Sea-Land şirketi uzun yıllar dünyanın en büyük konteyner şirketi olarak kalmayı başardı. Yaşlı kurt McLean doksanlı yılların sonuna gelindiğinde şirketini sektörün diğer büyüklerinden Maersk’e sattı.

Konteyner 30 ton yük alıyor

  • 1937 yılında icat edildi.
  • 6.1 m, 12.2 m ve 13.7 m olmak üzere üç farklı boyu var.
  • En çok 12 metreliği kullanılıyor
  • Genişliği ve yükseklik 2.4 metre
  • Yüzde 94’ü Çin’de üretiliyor
  • Tamamen çelik ve 12 yıl ömrü var
  • Fiyatı 1950 dolar
  • 30 tona yakın mal yüklenebiliyor
  • Bir seferde 55 bin 511 karton sigara sığıyor

 

Dünyanın en büyük konteyner taşıyıcıları

Şirket           Gemi sayısı Taşıdıkları konteyner sayısı

Maersk                   439    1.336.582

Mediterranean        257    681.334

CMA-CGM Group   185    460.203

Evergreen              153    412.007

COSCO                 118    315.879

China Shipping       111    298.173

NYK Line                105    290.089

APL                       99      289.800

PIL                         97      281.722

ZISS                      93      237.318

CSAV Group          83      215.992

 

En büyük limanlar Asya’da

limanları (milyon ton)

 

2004 2003 2002 2001

Singapur       393.4 347.7 308.9 288.9

Şanghay       379.7 315.4 264.0 220.0

Rotterdam    352.4 328.1 321.8 314.6

Ningbo         225.9 185.2 153.0 127.7

Hong Kong   222.9 205.8 192.5 178.2

Guangzhou   215.2 171.1 153.3 128.2

Tianjin          206.2 161.8 129.0 113.7

Nagoya        180.0 172.0 144.2 139.0

Qingdao       162.7 140.9 122.1 104.1

Antwerp        152.3 142.9 131.6 130.0

 

En çok konteyner yüklenen limanlar

2004    2003    2002    2001

Hong Kong   22,021 20,449 19,144 17,826

Singapur       21,329 18,410 16,941 15,571

Şanghay       14,554 11,280 8,620 6,330

Şenzen         13,660 10,600 7,614 5,080

Busan          11,430 10,370 9,436 8,073

Kaohsiung    9,710  8,843 8,493 7,541

Rotterdam    8,281 7,144 6,506 6,096

Los Angeles 7,321 7,200 6,106 5,184

Hamburg      7,003 6,138 5,374 4,689

Dubai Ports 6,429 5,152 4,194 3,502

 

 

Takip etmek için e-posta adresinizi girin.

Kategoriler

Arşiv

Kasım 2005
P S Ç P C C P
« Eki   Ara »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  
%d blogcu bunu beğendi: