Yeni kral kablosuz ağ

27 Şubat 2004 tarafından Mahmut Sancak

Global mobil iletişim sistemi (UMTS) krallığını ilan edemeden tarihe gömülüyor. Yeni kral kablosuz ağ sistemi (Wlan) hem internet hem de mobil iletişim dünyasında devrim yaratmaya hazırlanıyor

Acaba gelecekte ne olacak? Bu soruyu hemen herkes kendine sormuştur. Ancak bu soruyu biran olsun bile akıllarından çıkaramayan insanlarda var: Mobil iletişim sektörü yöneticileri. Son on yılın en hareketli piyasasında yenilikler öylesine büyük bir hızla ortaya çıkıyor ki daha birinin şaşkınlığını yaşanırken bir diğer yenilik öncekini gölgede bırakıyor. Milyarlarca dolarlık yatırımların yapıldığı sektörde şirket yöneticileri başarı için kararlarını çok önceden ve doğru bir şekilde vermek zorunda. Bunu söylemesi kolay ancak hayata geçirmek ise çok zor. Teknoloji sektörünün en parlak dönemi olan 2000 yılında mobil telefon operatörleri şirketlerinin gelecekte de var olmasını sağlayacak önemli bir teknolojiye yatırım yaptılar: UMTS (Global Mobil İletişim Sistemi).

 100 MİLYAR $ BATTI MI?

Başta İngiliz Vodafone, Alman Deutsche Telekom, İngiliz British Telecom ve France Telecom olmak üzere sektörün dev kuruluşları bu yeni teknolojiyi kullanabilmek için gerekli olan lisanslara yaklaşık 100 milyar dolar para yatırdı. Cep telefonu üzerinden hızlı internet bağlantısından tutun televizyon izlemeye kadar çok geniş bir kullanım imkanı sunan UMTS teknolojisi dünya piyasalarında yaşanan krizlerle birlikte biranda unutuluverdi. Aradan geçen süre içerisinde bırakın yatırımları geri almayı operatörler ellerindeki gücün hızla telefon üreticilerine kaymasını çaresizlikle izlediler. Ancak beterin beteri var! Sektörde durmak, kaybetmekle aynı anlama geliyor. Eğer kısa süre içerisinde bir mucize gerçekleşmezse UMTS daha doğmadan teknoloji tarihine gömülebilir.

ALEMİN YENİ GÖZDESİ

Zira şu sıralar Kablosuz Ağ Sistemi (Wlan) adı verilen yeni bir teknoloji piyasaları kasıp kavuruyor. Sistem Türkiye’de Atatürk Havaalanı ve Beyoğlu’ndaki uygulamalarla gündeme gelmişti. Aynı UMTS gibi mobil cihazlara kablosuz internete bağlanma imkanı sağlayan teknoloji şimdilerde teknoloji dünyasının yeni gözdesi durumunda. UMTS’e göre 5 kat daha hızlı internet erişim imkanı sağlayan kablosuz ağın tek eksiği teknik nedenlerden dolayı telefon görüşmelerine imkan tanımıyor olması. Ev ve işyerlerinde yeni yeni kullanmaya başladığımız ADSL adı verilen hızlı internet servisi saniyede ortalama 512 kb. veri transferi yapmamızı sağlıyor. Kablosuz ağ ile bu rakam saniyede 11 Mbit’e yükselecek yani bağlantı hızı 20 kat artacak. Bu hizmet için evinizde oturmanız da gerekmiyor. Kablosuz ağ teknolojisini destekleyen cep telefonu, dizüstü bilgisayarı gibi taşınabilir tüm cihazlarla istediğiniz yerden bu hıza ulaşmak mümkün olacak.

KABLOSUZ AĞ NASIL ÇALIŞIR?

Çalışma prensibi aslında cep telefonlarına çok benziyor. Kablosuz ağ da aynı mobil telefon sisteminde olduğu gibi baz istasyonları yardımıyla bu hizmeti sunuyor. Kapsama alanını şemsiye gibi düşünürseniz bu alan içerisinde saniyede 11 Mbit’lik internet hızına kavuşabilirsiniz. Bu gibi erişim yerlerine “sıcak nokta” (Hotspots) adı veriliyor. Sistemin karşı karşıya kaldığı diğer önemli konuda “sıcak nokta”ların çok az oluşu. Sürekli internete bağlı kalmak istiyorsanız bu noktaların dışına çıkamıyorsunuz. Zamanla “sıcak nokta”ların sayısı arttıkça istenilen yerde kesintisiz internet mümkün olacak. Şu sıralar hem Türkiye ve hem de Avrupa’da kullanılan baz istasyonlarının kapsama alanı 100-200 m. arası değişiyor. Eğer sokakta kablosuz ağ kullanıyorsanız yansıtıcıdan 66 m. uzaklığa kadar hız saniyede 11 Mbit seviyesinde kalıyor.

MERKEZDE HIZ EN YÜKSEK

Baz istasyonundan uzaklaştıkça internetin hızı da kademeli olarak azalıyor. 171 m. uzaklaştığınızda ise bağlantı hızı saniyede 1 Mbit’e kadar düşüyor. Ancak bu hız bile ADSL’in saniyede ortalama 512 Kb olan süratinin 2 katı anlamına geliyor. Kablosuz ağı bina içerisinde de kullanmak mümkün. Evinizin veya büronuzun bir köşesine yerleştireceğiniz “bağlantı noktası” (Acces Point) adı verilen orta boy bir kitap büyüklüğündeki cihaz yardımıyla kablosuz ağ sistemi kurulmuş oluyor. Cihazın teknik kapasitesine göre artık çok sayıda taşınabilir cihaz bina içerisinde 50 metreye kadar bu hizmeti kullanabilir. Özellikle sokaklarda sistemin yaygınlaşması için “sıcak nokta” sayısının hızla artması gerekiyor. Yani mobil telefonun yaşadığı “kapsama alanı” sürecini kablosuz ağ da yaşamak zorunda.

NASIL KULLANILIR?

Sistemin kullanılması için yukarıda anlatılan alt yapının hazır olması gerekir. Ülkemizde Cisco veya Superonline gibi altyapı ve hizmet şirketleri bu sistemi kurabiliyor. Altyapıdan sonra kablosuz ağ sistemini destekleyen cihazlara ihtiyaç var. Eski nesil bir dizüstü bilgisayarı kullanıyorsanız alacağınız kablosuz ağ kartı adında bir parça yardımıyla sistemi kullanabilirsiniz. Yeni nesil dizüstü bilgisayarları ise Intel’in kablosuz ağ kullanımı için özel olarak geliştirdiği Centrino işlemcileri sayesinde bu yeteneğe doğuştan sahip olarak geliyor. Özellikle şirketlerde yaygın olarak kullanılan ağ sistemleri karmaşık kablo ve fiş yapılarından dolayı kullanıcılara hem kurulma aşamasında hem de kullanma esnasında sık sık sorunlar yaşatabiliyor. Oysa kablosuz ağ ile şirket ağına sadece belli bilgisayarlar üzerinden değil mobil bir cihazla binanın her noktasından erişebiliyorsunuz.

MOTERAN İLE YENİ DÖNEM

Ancak teknoloji dünyasında bir yıldız doğmadan arkadan gelen yeni yıldızın ışığını görmek mümkün. Bu yıldızın adı da MOTERAN (Mobil Telsiz İletişimi ve Yansıtması). Japon Mitsubishi, Toyota ve Alman Volkswagen şirketlerinin geliştirdikleri bu yazılım ile kablosuz ağ teknolojisi artık sesli görüşmelere de izin verir hale geldi. Böylece yakın gelecekte piyasaya çıkacak yeni nesil mobil telefonlarla “sıcak nokta” adı verilen kablosuz ağ bölgesine girdiğinizde telefon iletişim için otomatik olarak kablosuz ağ şebekesini kullanmaya başlayacak. Bu tür telefonların ilki piyasaya çıkmaya hazırlanıyor. Nokia 9500 Communicator adı altında lansmanı yapılan cihaz kablosuz ağ sistemini kullanan ilk cep telefonu olacak. Ancak cihaz şimdilik yalnızca veri transferine izin veriyor. Pek yakında sesli görüşmeleri destekleyen cihazlar da piyasaya çıkacaktır emin olabilirsiniz.

EL ELE VERELİM GÜZELLEŞELİM

Moteran sisteminin devrimsel özelliği ise baz istasyonu sorununu ortadan kaldırması. Kablosuz ağ işlemcisi ve Moteran yazılımı ile donatılmış yeni nesil mobil cihazlar aynı zamanda baz istasyonu görevi üstlenecek. Üreticilerin ifadesine göre sistemin çalışma mantığı çok basit. Mobil cihazlar sokaklardaki baz istasyonlarından aldıkları kablosuz ağ sinyalini kullanmakla kalmayıp bu sinyali bir sonraki cihaza yansıtacak. Yani cihazların el ele tutuşması gibi bir şey. Böylece kapsama alanı dışında kalan bir mobil araç bu yansıtma (el ele tutuşma) yöntemi yardımıyla kablosuz ağın kapsama alanına girmiş olacak. Uzmanlar bu uygulamanın sistemi kısa zamanda yaygınlaştıracağına inanıyor. Zira mobil telefonlarda olduğu gibi şehirlerin dört bir yanına baz istasyonu veya yansıtıcı yerleştirmeye gerek kalmayacak. Bu da hem zaman hem de maliyet tasarrufu sağlayacak.

İKİ TOST BİR DE WLAN

Kablosuz ağın (Wlan) kullanımı yalnızca şirketlerle sınırlı değil. Sistem birçok ülkede restoranlardan kuaförlere, uçaklardan tren istasyonlarına kadar çok geniş bir alanda başarıyla uygulanıyor

Yeni teknolojiyi sokaktaki insanın ayağına taşıma isteği özellikle Avrupa’da yeni iş modellerinin doğmasına neden oldu. Özellikle Hamburg, Paris, Londra ve Viyana gibi kentler Avrupa’nın kablosuz ağ merkezi olma gayretinde. Ancak internet erişiminin kesintisiz sağlanabilmesi için aynı cep telefonlarında olduğu gibi tüm kentin çok sayıda baz istasyonu ile donatılması gerekiyor. Ama bu sistemi kullanan insan sayısı henüz belirli bir seviyeye ulaşmadığı için hiçbir şirket kablosuz ağ operatörlüğüne soyunup sokaklara baz istasyonu kurmaya kalkışmıyor. Bunun yerine özel projeler üretiliyor.

Müşteri patlaması yaşandı

Örneğin Viyana’da başarıyla uygulanan Metronet hizmeti. Kentin en hareketli caddelerinde hizmet veren cafe ve restoran esnafı daha fazla müşteri çekmek için dükkanlarının yakınlarına 700 euro ödeyerek kablosuz ağ baz istasyonları yerleştirmiş. İşyerlerinin kapılarına kablosuz ağ hizmeti verildiğine dair uyarı yazıları da asan esnaf bir anda müşteri akınına uğramış. Çoğu daha önceleri bu işletmelere hiç gelmemiş olan yeni müşteriler kablosuz ağ yüzünden cafelerde çok daha uzun zaman harcamaya başlamış. Tabii oturdukça boş durmuyorsunuz. Mutlaka bir şeyler yiyip içiyorsunuz, arkadaşlarınızı arayıp yanınıza davet ediyorsunuz hatta hızlı internet için cafelerde buluşuyorsunuz. Ve belki de en önemlisi: Tekrar geliyorsunuz. Bir işletmeci daha ne isteyebilir.

Çift kaşarlı internet

Sistemin çalışma şekli çok basit. Baz istasyonlarının işletmeciliğini yapan özel şirket aynı cep telefonlarındaki kontörlü kart uygulaması gibi 1,2,4, ve 6 saatlik kablosuz ağ kontör kartı hazırlatmış. Müşteri dizüstü bilgisayarıyla geldiği cafede yiyip içeceğinin yanı sıra “bir de 1 saatlik kontör lütfen diyor”. İster kablosuz ağ kartı ister Centrino işlemcili dizüstü bilgisayarı “sıcak nokta” da olduğunu hemen anlıyor. Servisi sağlayan Metronet’in internet sitesine ücretsiz olarak bağlanıyorsunuz. Siparişlerinizle birlikte gelen kontörlü kartın üzerinde bulunan şifreyi sitede gerekli yere giriyorsunuz. Bitti. 1 saat boyunca her saniye 11 Mbit hızla internet elinizin altında. Ancak kahvenizin şekerini biraz fazla atsanız iyi olur. Zira hesap biraz tuzlu. Şirket 1 saatlik kablosuz ağ internet için 19.90 euro istiyor. Yaklaşık 33 milyon lira.

Tren hızlı, internette…

Kablosuz ağın dev adımlarla geldiğinin diğer bir işareti de hayata geçtiği farklı uygulama alanları. Alman ve Fransız demiryolları işletmeleri ellerindeki hızlı trenlerin hepsini kablosuz ağ ile donattı. Ayrıca tren istasyonları, hastaneler, kütüphaneler, üniversiteler ve havaalanları da “sıcak nokta”larla donatıldı. Alman havayolu şirketi Lufthansa uzun mesafe uçaklarında sistemi kullanmaya başladı. Connexion by Boeing adındaki kablosuz ağ uygulaması ile yolcular 10 bin metrede bile hızlı internet kullanabiliyor. Biraz alttan alsalarda büyük otel zincirleri de kablosuz ağ kervanına katılıyor. Avrupa Birliği hızla artan “sıcak nokta”lara kıta genelinde erişimi kolaylaştırmak ve ödemeleri düzenlemek için aynı cep telefonunda olduğu gibi “serbest dolaşım” (Roaming) uygulaması getirmeye hazırlanıyor.

Hiç Hacker’sız olur mu?

Hiç internet olur da hacker olmaz mı? İster yavaş ister hızlı fark etmez. Dikkat etmediğimiz sürece hacker’lar daima sağ omzumuzun üzerinden hareketlerimizi takip ediyor olacak. Kablosuz ağ sisteminde de bu gelenek değişmedi. Hatta korsanlar bu iş için özel bir alfabe bile geliştirdi. Örneğin bu işaret )( ne anlama geliyor dersiniz? İnce belli bir fıstık mı? Hayır bilemediniz. Bu korunmasız bir kablosuz ağ bağlantı noktasını işaret ediyor. Yani dileyen bu noktadan başkasının hesabına bedava internete girebilir. Yeni alfabenin mucidi İngiliz web tasarımcısı Matt Jones. Esin kaynağı olarak II.Dünya Savaşı esnasında ve sonrasında yiyecek ve güvenli sığınakların yerini gösteren şifre dilini almış. Bu işaretleri caddelerde, evlerin duvarlarında hemen her yerde görebilirsiniz. Böylece önceleri evlerinin karanlık köşelerinde onun bunun bilgisayarına girmeye çalışan korsanlar şimdilerde sokaklara döküldü. Belki temiz hava akıllarını başlarına çekmelerine yardım eder de kendi bilgisayarlarından başkasına dadanmazlar ne dersiniz?

 

 

 

 

Wlan hem ucuz hem hızlı
Wlan UMTS
En yüksek hız 11 Mb/s 2 Mb/s
En düşük hız 1 Mb/s 100 Kb/s
Lisan ücreti 0 $ 8.5 Milyar $
Kapsama alanı Sıcak noktalar Tüm dünya
Gerekli araç Mobil cihazlar Cep telefonu
Telefon konuşma ücreti Moteran ile bedava Ücretli

 

 

 

 

 

 

 

 

Takip etmek için e-posta adresinizi girin.

Kategoriler

Arşiv

Şubat 2004
P S Ç P C C P
« Oca   Mar »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
%d blogcu bunu beğendi: