Fasoncu işi büyüttü

28 Kasım 2003 tarafından Mahmut Sancak

Fason aleminin kralı olmaktan sıkılan Çin imaj değiştiriyor. Ülke teknoloji dünyasında kendi markalarını yaratmak için kolları sıvadı. Ancak başarıya giden yol çok uzun

Çin dendiğinde aklınıza ne geliyor? Muhteşem tapınaklar, kalabalık, bisiklet, mavi ceketli insanlar, her türlü oyuncak ve hepsinden önemlisi taklit ürünler değil mi? Evet, genel manzara böyle olmakla birlikte Asya’nın bu dev ülkesinde son 10 yıldır olağanüstü gelişmeler yaşanıyor. Fason üretim cenneti kimliğinden kurtulmak isteyen Çinliler kalitesiz ürün adıyla özdeşleşmiş olan “Made in China” ismini parlatmak ve saygın bir marka haline getirmek için kolları sıvadı.

Merkezi hükümetin öncülüğünde başlatılan yeniden yapılanma süreci içerisinde ilk adım olarak ticaret mevzuatı yenilendi. Son 10 yıl içerisinde kamuya ait 100 bin fabrika elden geçirildi. Yabancı danışmanlık kuruluşlarından tesis tasarımı, muhasebe ve ürün yöneticiliği konularında hizmet alındı. Şirket verimliliğini artırmak için binlerce yönetici eğitildi. Geçtiğimiz yıllarda Dünya Ticaret Örgütü’ne de (WTO) girmesiyle birlikte yelkenleri iyice rüzgarla dolan Çin başta teknoloji olmak üzere sanayinin hemen her dalında üretim patlaması yaşıyor. Kısa sürede elektronik alanında Legend, Huawei ve Haier gibi kendi markalarını da geliştiren Çin Halk Cumhuriyeti’nde yeni bir dönem başlıyor.

SARS vız geldi

Ne Asya krizi ne SARS virüsü ne de tüm dünyada çökmeye yüz tutan yeni ekonomi hayalleri Çin’in bu hızlı yükselişini engellemeye yetmedi. Hatta Irak savaşı bile etkisiz kaldı. Tam tersine dünya ekonomisinde yaşanan durgunluğun sonucunda ucuz üretim alanları arayan dev şirketler Çin’i kendilerine üs olarak seçti. Merkezi yönetimin akıllı ve yürekli adımlarına global rekabetinde uygun zemin hazırlaması sonucu ülke yabancı yatırımcıların adeta baskınına uğradı. Geçen yıl 52.7 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım alan Çin’in bu yıl 60 milyar doların üzerinde dış yatırım alması bekleniyor. Özellikle Şanghay, Hongkong, Macau, Tianjin ve Şenzen’in başını çektiği bölgeler tam bir yatırım patlaması yaşıyor.

Mango yerine laptop

Birkaç yıl öncesine kadar çorak arazi konumunda bulunan birçok bölge sağlanan vergi ve gümrük avantajları sayesinde teknoloji parkı ve ileri teknoloji üretim merkezlerine dönüştürüldü. Yabancı teknoloji şirketleri buralarda en elverişli yeri kapabilmek için birbirini çiğnedi. Çin’in güneyinde bulunan Pearl deltası bu cazibe merkezlerinden biri. Hongkong, Macau ve Kanton arasında kalan alanda geçen 20 sene içerisinde sıfırdan dünyanın en büyük ve en dinamik sanayi bölgesi ortaya çıktı.

Önceleri pirinç, mandalina ve mango yetişen bölgede artık laptop, dijital fotoğraf makinesi, cep telefonu gibi teknoloji dünyasının yıldızları üretiliyor. Toplam 500 bin fabrikada çalışan 20 milyon insan ülke üretiminin yüzde 10’unu burada gerçekleştiriyor. Teknoloji alanında yatırım yapan her dört şirketten biri buraya geliyor. Ayda 1 milyar dolar yabancı yatırım alan bölge Çin ihracatının yüzde 40’ını gerçekleştiriyor ve her yıl yüzde 14 büyüyor.

Rakipler kapı komşu

Ve Şanghay, 12 milyon nüfusuyla Çin’in en kalabalık şehri. Ülkenin finans merkezi olan Şanghay başta otomobil, bilişim ve petrokimya olmak üzere sanayinin hemen her dalından şirkete ev sahipliği yapıyor. Bu yüzden şehre geçen yıl tam 10 milyar dolar dış yatırım geldi. Bölgenin en önemli kuruluşlarının başında Flextronics geliyor. Bilişim dünyasının en gözde şirketlerinden olan Flextronics 12 bin çalışanıyla Microsoft, Motorola, Dell, Palm, Sony ve Ericsson için üretim yapıyor. Bu ürünlerin arasında Microsoft’un oyun konsolu X-Box’da bulunuyor. Hemen yakınlarda bulunan Şenzen şehri, Çin’in mikro işlemci bölgesi. IBM, Compaq, Epson, Sharp gibi şirketler burada hem Ar-Ge hem üretim merkezleri kurmuş. Yatırımcılara vergi ve gümrük ayrıcalığının tanındığı bölgeden dünyaya yapılan yıllık ihracat 12 milyar dolar. Yatırım ve üretimi daha da körükleme için bölgede 40 hektarlık bir alan üzerine Çin’in en büyük yüksek teknoloji parkı kuruluyor.

Telekom pastası müthiş

Çin’in ürettiği teknolojilerden halkıda faydalanmaya başladı. Özellikle telekom piyasası duyanın ağzını sulandıracak cinsten. 370 milyon abonelik telekom pastasını China Telecom, China Netcom, China Mobile, China Unicom paylaşıyor. Abonelerin 170 milyonu mobil, 200 milyonu sabit telefon kullanıcısı. Tüm dünyada olduğu gibi Çin’de de mobil telefon piyasası hızla gelişiyor. Sonuç olarak Çin bugün dünyanın en büyük Notebook üreticisi durumunda, PC üretiminde bu yıl sonunda ikinci sıraya yükselecekler. Mobil telefon üretiminde ise dev adımlarla ilerliyorlar.

Uzun ince bir yol…

Tüm bu gelişmeler elbette Çin’in bir teknoloji ülkesi veya bilişim cenneti olarak nitelendirmesi için yeterli değil. Ülkenin yeni gelişmekte olan orta sınıfı henüz 300 milyonluk bir nüfusa sahip. Ve tüketim gücü şüphesiz Avrupa veya ABD ile karşılaştırılamaz. Geriye kalan 1 milyar insan ise henüz tarımla uğraşıyor. Ülkenin alt yapısı da tüm bölgelerde tamamlanmış değil. Güney sahil şeridinde yatırım patlamaları yaşanırken Çin’in geri kalan bölümünde hayat şartları hala çok çetin. Ancak bu olumsuzluklara rağmen Çin teknoloji üreten ve bunu verimli olarak kullanan bir ülke olma yolunda ilk adımları atmış durumda.

Rakamlar konuşuyor

  • 1.3 milyar nüfusuyla en kalabalık ülke.
  • En çok yabancı yatırım alan ülke (52.7 milyar dolar)
  • Dünya Bankası’na göre Çin 2015 yılında ABD’yi GSYH alanında geride bırakacak.
  • Kişi başına milli gelir 20 bin dolara yaklaşacak.
  • 2050 yılında dünyanın en zengin ülkesi haline gelecek.
  • Döviz rezervi 350 milyar dolar.
  • Dünyanın 1 numaralı Notebook üreticisi.
  • PC üretiminde 2’nci sırada.
  • Otomobil üretiminde bu yıl Fransa’yı geride bıraktılar.
  • 2006 yılında da Almanları geçecekler.

Hep fason değil kendi markası da var

Haier

Haier ülkenin en büyük beyaz eşya ve eğlence elektroniği üreticisi. 160 ülkeye ihracat yapıyor. Başta ABD olmak üzere 13 ülkede üretim tesisi bulunuyor. Şirket Başkanı Zhang Ruimin dünya markası olma konusunda iddialı: ”Çin dünyanın fason merkezi olmakla yetinemez. Uluslararası bir güç olabilmek için kendi markamızı geliştirmek durumundayız”. 1984 yılında kurulan şirket tüm dünyaya ucuz ve güzel tasarıma sahip ürünler satıyor. Haier kendi ülkesinde buzdolabı sektörünün yüze 30’unu çamaşır makinesi piyasasının da yüzde 26’sını elinde tutuyor.

Huawei

Şirket eski bir ordu mensubu olan Ren Zhengfei tarafından 1988 yılında kuruldu. Kuruluş yıllarında ülke içerisinde telefon santralleri sattı. Zamanla binlerce mühendis ve merkezi hükümetin desteğini arkasına alarak Çin’in en büyük teknoloji şirketi durumuna geldi. Tabii bu arada uluslararası telif hakları ve diğer koruyucu kanun ve düzenlemeler pek dikkate alınmadı. Özellikle router yazılımı konusunda Cisco ile mahkemeleri devam ediyor. Cisco ürünlerinin Huawei tarafından kopyalandığını iddia ediyor. Ancak devam eden mahkemeler Huawei’nin ekmeğine yağ sürdü ve şirketin Cisco’nun ürünlerine yakın kalitede üretim yapan ancak çok daha ucuza satan bir kuruluş olarak tanınmasına neden oldu.

Kriz yaradı

Şirket tüm dünyada yaşanan kriz ortamında ucuz yazılım ve donanım arayan kuruluşların gözdesi haline geldi. Huawei daha şimdiden 32 ülkede faaliyet gösteriyor ve cirosunu hızla yükseltiyor. Ancak Ren bu tarz üretim ile dünya şirketi olunmayacağının farkında. Kendi deyimiyle düşük kalite anlamına gelen ”Made in Chaina” ismini uluslararası saygınlığa taşımanın kendi marka ve ürünlerini geliştirmekten geçtiğini iyi biliyor. Bu yüzden Honkong yakınlarında bulunan Şenzen’de dünyanın en modern Ar-Ge tesislerinden birini inşa ettirdi. 7000 mühendis yeni ürün ve tasarımlar üzerinde 24 saat çalışıyor. “Eğer Çin uluslar arası arenada söz sahibi olmak istiyorsa çok uluslu şirketlerle başa çıkabilecek güçte kuruluşlara ihtiyacı var” diyen Ren Avrupai bir yönetim tarzı benimsedi. Bu yüzden şirket daha kuruluş aşamasında sektörün lider kuruluşlarıyla teknoloji transferi konusunda anlaşmalar yaptı. Sağlam bir şirket yapısı için yabancı danışmanlardan yardım aldı. Defter ve rakam işlerini PricewaterhouseCoopers’e emanet etti. Alman Fraunhofer Enstitüsü’nden tesis planlaması, ürün yönetimi ve kalite kontrolü alanlarında destek aldı. Şirket IBM, Microsoft, Fujitsu ve Intel ile birçok alanda iş ortaklığı yapıyor.

Legend

Ülkenin en büyük bilgisayar üreticisi. Her üç bilgisayardan biri Legend amblemi taşıyor. Şirket Başkanı Liu Chuanzhi elde ettiği başarılardan dolayı Çin’in Bill Gate’i olarak anılıyor. Dünyanın en büyük bilgisayar pazarı olan Çin bu özelliğiyle tüm üreticilerin ilgisini çekiyor. Ancak Legend karşısında ayakta kalmak hiç de kolay değil.

ABD’li Dell Pazar payı konusunda Legend ile kıyasıya bir mücadeleye girmiş durumda. İleri teknoloji ve ölümcül fiyat indirimiyle savaşan Dell şu ana kadar Çin PC pazarının yüzde 6’sını kapmış bulunuyor. Fakat pastanın dilimini kalınlaştırmak çok daha fazlasını gerektiriyor. Bu arada Legend’de boş durmuyor. Şirket ülke sınırları içerisinde bulunan üçüncü fabrikasını kurdu. Yıllık 1.5 milyon PC ve 300 bin Notebook üretim kapasitesine sahip fabrika şirketin dünya PC savaşlarında başarısı için üretim yapacak. Legend bunun için dış piyasalara yöneliyor. Ancak Legend ismi dünyada çok farklı alanlarda kullanıldığı için şirket ürünlerini yurtdışında “Lenovo” adıyla pazarlamayı düşünüyor. İlk duyulduğunda çamaşır yumuşatıcısını andıran isimin uluslararası rekabet ortamında ne kadar başarılı olacağını göreceğiz.

 

 

Takip etmek için e-posta adresinizi girin.

Kategoriler

Arşiv

Kasım 2003
P S Ç P C C P
    Ara »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
%d blogcu bunu beğendi: